Toplam okunma 890
ana sayfa > biyografi > Nâzım Hâlâ Yaşıyor

Nâzım Hâlâ Yaşıyor

Cuma, 27 Haz 2008 yorum ekle Go to comments

Herhalde dünyanın en zor işi, aramızdan ayrılanlar için yazmaktır, belki de bir cehennem azabıdır kim bilir… Onlar için artık elimizden bir şey gelmese de onların ürettiklerinden arkada kalanlara ne çok şey var oysaki..

Hasan Hüseyin Korkmazgil’in “Haziranda Ölmek Zor” şiiri Grup Yorum’un sesiyle kulaklarımda yankılanıyor gözeneklerime işlercesine :

3 Haziran 63…

Nâzım Hikmet’i ölümünün 45.yıldönümünde bir kez daha andık .. Türkiye’nin ve insanlığın büyük şairi. Aslında onun,”büyük” şair nitelemesine de ihtiyacı yok. Şayet bugün Nâzım’ı hâlâ okuyor ve okutuyorsak, o, dimdik ayakta ve eserleriyle yaşıyor, şüphesiz ki insanlık adına yaşamaya da devam edecek .

Pablo Neruda, Isla Negra’da yaşadığı evin tavanına, adını kazıdığı Nâzım için şunları söylüyor:

“Moskova’da ve taşrada büyük şairle sık sık buluştum: Türk Nâzım Hikmet’le. Bu efsaneleşmiş edebiyatçı, ülkesinin aşırı hükümetlerince on sekiz yıl zindanda tutulmuştu. Türk deniz kuvvetlerini ayaklandırmak istemekle suçlanan Nâzım Hikmet, türlü cehennem cezalarına çarptırılmıştı. Duruşma bir savaş gemisinde yaptırılmıştı. Bana anlattıklarına göre, Nazım yorgunluktan bitkin düşünceye kadar geminin güvertesinde yürütüldükten sonra, yarı beline kadar pislik yükselen bir tuvalete hapsedilmiş. Pislik kokusundan bayılacak ve aklını kaçıracak gibi olan sevgili şair kardeşim hemen kendini toplarmış … Cellatlarım beni gözetliyordur… Çöküverdiğimi görüp felaketime keyiflenmesinler diye. Şair onurunu düşününce bütün gücü yerine geliyor ve şarkıya başlıyordu. Önce usul usul, sonra yüksek sesle ve sonunda bütün gırtlak gücüyle. Bildiği bütün türküleri, bütün aşk türkülerini okuyordu. Kendi şiirlerini, köylü türkülerini, halkının mücadele ezgilerini. Aklına gelen bütün şarkı ve türküleri. Bütün bunları dinledikten sonra: “Sen hepimiz için türküler söyledin, kardeşim!” dedim ona. “Ne yapmamız gerektiğini hiç düşünmeyeceğiz bundan böyle. Kuşkusuz. Şarkıya ne zaman başlamamız gerektiğini şimdi biliyoruz. Nâzım bana halkının acılarını da anlatmıştı…” (1)

(1) Kaçak Yayın, Haziran 2003, sayı:2, s.11, Çev: Adnan Özer.

Nâzım’ı şu haziran ayında bir kez daha sevgiyle anarken tüm dünya halklarına onun şiirini ithaf etmek istiyorum…

Sevgiyle…

Angina Pektoris

Yarısı buradaysa kalbimin
yarısı Çinde’dir doktor.
Sarı nehre doğru akan
ordunun içindedir.

Sonra her şafak vakti, doktor
her şafak vakti kalbim
Yunanistan’da kurşuna diziliyor

Sonra, bizim burada mahkumlar uykuya varıp
revirden el ayak çekilince
kalbim Çamlıca’da bir harap konaktadır
her gece,
doktor.

Sonra, şu on yıldan bu yana
Benim,fakir milletime ikram edebildiğim
bir tek elmam var elimde, doktor,
bir kırmızı elma :
kalbim…

Ne ateryo skleroz, ne nikotin, ne hapis
İşte bu yüzden doktorcuğum, bu yüzden
bende bu angina pektoris…

Bakıyorum geceye demirlerden
Ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen
Kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor…

Nâzım Hikmet Ran

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 10 February 2012

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları