Nâzım Hikmet Aramızda… / A.Murat Özhan
Nâzım Hikmet Aramızda… / A.Murat Özhan
Ölenin ardından, onu her anma edimi, aslında onun yüreklerde yaşadığının, unutulmadığının bir kanıtıdır. Kanıtsa, onay ve ortaklık gerektirir.
Her yıl anısına etkinlikler düzenlenip anılmak ölümsüzlük payesiyle taçlandırılması demektir o insanın bir bakıma. Salt doğum ve ölüm tarihlerinde değil, yeri geldikçe, koşullar elverdikçe yahut ne bileyim işte yüreğinizden gelen sese kulak verip sebepsiz yere o insanı anmak, müthiş derecede bir onay ve ortaklıktır.
Yüreği insanca çarpan bir ozandan, sevgili Nâzım Hikmet’ten bahsediyorum. Dünya üzerinde böylesine sevilen ve her dem anılan kaç şair vardır ki? Aşkı, sevgiyi, mücadele ruhunu, emeğin yüceliğini birlikte harmanlayarak yüreğinden ve zihninden süzülüp gelenleri ozanca duyarlılıkla dizelerine düşüren bir yurtsever ve aydındı.
Yurdumun şahdamarı Nâzım, ölümünün 48. yılında anılıyor. Nâzım Hikmet’in ölümünden sonra, Hasan Hüseyin Korkmazgil 1977’de yazdığı “Haziranda Ölmek Zor” şiirinde şöyle yazar:
(…)
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor!
(…)
Geçtiğimiz yıllarda Nâzım’a vatandaşlık hakkı geri verilmişti. Ama onun mezarı hâlâ Türkiye’ye getirilemedi. Temennim, vakit geçirilmeden naaşının yurduna getirilerek sevenleriyle, halkıyla buluşturulmasıdır.
Nâzım Hikmet aramızda…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 19 May 2012


Nazım aramızda, nasıl unutulabilir ki…