Toplam okunma 1.205
ana sayfa > biyografi > Tevfik Fikret’in Cülûsiyesi / Murat Özhan

Tevfik Fikret’in Cülûsiyesi / Murat Özhan

Pazar, 07 Haz 2009 yorum ekle Go to comments

Tevfik Fikret’in Cülûsiyesi / Murat Özhan

Abdülhak Şinasi Hisar’ın Geçmiş Zaman Fıkraları (1) adlı kitabını okurken Tevfik Fikret’le ilgili bir anekdota rastladım. Abdükhak Şinasi, bu olayı bizzat Tevfik Fikret’ten dinlediğini (birbiriyle görüştüklerini farz ederek “dinlediğini” diyorum zira yazar olayı anlatırken “…hikâye etmişti ki” ifadesini kullanmış. Yazışmaları ile de Tevfik Fikret bu olayı nakletmiş olabilir.) belirterek söze başlıyor.

Olayda, Fikret’e gelerek ondan Padişah için bir şiir yazma talebinde bulunan Ermeni talebe çok safdil imiş. Çünkü dönemin politik ve sosyal koşulları düşünüldüğünde, o kadar göz önünde bulunan Tevfik Fikret’in Padişahlık yönetimine muhalif olduğunu bilmeyen yoktur. En küçük bir eleştiriye tahammül edemeyen baskı yönetimi, matbuat çevresini alelacele alaşağı eder. Sosyal yaşamı adeta cendereye sokar. Jurnalcilik gittikçe yaygınlaşır ve bunun neticesinde suçsuz insanlar dahi tutuklanarak sürgüne gönderilir (Hatta jurnalciliğin ilk kurbanlarından biri de Fikret’in babası olur). Zira Fikret de, II.Abdülhamid döneminde birkaç kez tutuklanır. Muhalif kimliğini, II.Meşrutiyet sonrasında da devam ettirir.

Nakledilen olayda, Fikret’e ait olduğu belirtilen dörtlükteki Osmanlıca sözcüklerin karşılıklarını aşağıda verdim.

Tevfik Fikret bir gün bana hikâye etmişti ki:

Galatasaray’da hocalığı sırasında tanımış olduğu Ermeni bir talebe, kendisine gelerek bir Ermeni kilisesi heyeti ihtiyariyesi namına Sultan Hamid’in 19 Ağustos cülûs günü için bir beyit yahut bir kıt’a yazmasını istemiş. Mağrur ve alıngan olan Fikret, genç talebesinin kendisine Sultan Hamid idaresine ne kadar muarız olduğunu bilmemesine fena halde müteessir olmuşken, talebesinin bir de kendisine, “Size biraz da para vereceğiz!” demek kabalığında bulununca büsbütün ifrit kesilmiş. Kendisinin para alamayacağını, manzumesini biraz beklemesini söylemiş. Fikret, istediği zaman sol eliyle yazı yazabilirmiş. İhtiyaten sol eliyle yazdığı kıt’ayı kapalı bir zarfla vererek, “Beraber olduğunuz zaman okursunuz!” demiş.

Talebesinin sonradan anlattığına göre, papazlar toplanıp da cülûsiyeyi duymak için zarfı açınca, korkudan bu kâğıdı nasıl parça parça yok edip kendilerine sorulmasın diye gayetmişler. Zira Fikret, sadece Fuzulî’nin meşhur şikâyetnamesinde ben dediklerini biz diyerek tekrar etmiş:

Biz ona fitne, ol bize âfet,
Müteneffir biz ondan, ol bizden;
Biz ona gusse, ol bize mihnet,
Mütenekkir biz ondan, ol bizden!

(1)Abdülhak Şinasi Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları, Varlık Yayınevi, Mart 1971, İstanbul
Sf.221-222

Cülûsiye: Taht’a çıkan hükümdarlar veya padişahlar için yazılmış yazı veya söylenmiş şiir.
Muarız: Karşı gelen.
Afet: Belâ. Musibet. Büyük felâket
Müteneffir: Nefret eden, tiksinen
Guss: Bir şeyi beğenmeyip ayıplamak
Mihnet: Eziyet, dert, bela
Mütenekkir: Bilinmeyecek, tanınmayacak surete giren
Gayet: Son, bitim

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 11 February 2012

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları