Toplam okunma 1.743
ana sayfa > biyografi > Yaşayan Nâzım ve “Taranta Babu’ya Mektuplar” / Murat Özhan

Yaşayan Nâzım ve “Taranta Babu’ya Mektuplar” / Murat Özhan

Pazar, 06 Haz 2010 yorum ekle Go to comments

Yaşayan Nâzım ve “Taranta Babu’ya Mektuplar” / Murat Özhan

Nâzım Hikmet anısına iki gün üst üste (3 ve 5 Haziran 2010 tarihlerinde) yazılar yayımlamıştım. Bugün üçüncüsü bu blogda yerini aldı.

Nâzım öleli 47 yıl oldu. Ama o hâlâ yüreklerimizde yaşıyor. Eserleri, yetişen yeni kuşakların ellerinden hiç düşmüyor.

O bugün hâlâ okunuyorsa, sanatının sağlamlığı, en önemlisi de yüreğinin güzelliğindendir. Bilincinin ve yüreğinin parlaklığı sözlerine, şiirlerine şavkıyan Nâzım’ın eserleri, genç yüreklerde her dem tomurcuklanıyor. Her ne kadar kitap okuma özürlüsü bir toplum olsak da değeri her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.

Sömürüye, haksızlığa, ceberutluğa karşı duruşuyla hiç de hak etmediği bir muameleye maruz kaldı. Bu yüzden bedeller ödedi. İnandığı ilkeler, düşünceler adına sıkıntılar çekti, yüzü yastık görmedi. Öldürüleceği endişesiyle yaşadı. 15 yıl hapiste yattı. Nâzım’ın adı, bugün yeryüzünün en ücra köşesinde bile biliniyor.

Değil kendi yurdu, dünyanın öteki ucunda bir yürek sızlasa, onun da yüreği sızladı. Evrensellik, insanlık bu olmalı acep. Marifet, kendini karşıdakinin yerine koyabilmekti. Nâzım, böyle yüreği kocaman bir insandı. Gürül gürül akan bir ırmaktı. Dünyanın her yerine sevgiyle aktı durdu o. Bunu, şiirlerinde yansıttı.

Nâzım’ın “Taranta Babu’ya Mektuplar” adlı şiirleri, dünyanın bir ucunda yaşanan haksızlığa kayıtsız kalamayan, o sorunu kendi sorunu sayan, aklı ve yüreği orada olan bir şairin yüreğinden süzülüp gelenleri anlattığı epiklerdir.

Habeşistan’dan Roma’ya resim öğrenmek için gelen bir Habeş delikanlısının hüzün dolu hikâyesidir konu edilen. Roma’nın “Halk Mahalleleri”nde fakir öğrencilere, bekar işçilere kiralanan odalardan birinde bir yıldır yaşarken, bir gün ansızın Roma emniyet memurlarınca apar topar tutuklanıp götürülen bu putperest zenciden haber alınamaz. Belki de kurşuna dizilerek öldürülmüştü.

Mektuplar, Habeş delikanlısının odasında çekmeceden çıkmıştır. Karısı Taranta Babu’ya yazılmış ama gönderilememiştir.

On üç mektuptan oluşan bu şiir-düzyazı karışımı dizide, İtalyan faşizmi de eleştirilir Nâzım tarafından.

Şiirlerin ezgisi, ahengi, seslerin düzenli sıralanışı, dizelerin akıp gitmesi insanı hakikaten etkiliyor.

Nâzım, bu şiirleriyle yerelden ve bireyselden yani Roma’da öğrenim gören Habeş zencisinin yaşamından, trajedisinden; evrensele, hakkaniyete, bir insanlık durumuna, faşizmin yerilmesine varır.

Nâzım Hikmet, bir kez daha insanlığı, insan onuruna yakışır şekilde yaşamaya, barışa, kardeşleşmeye davet eder. Ustadan öğreneceğimiz çok şey var. Çünkü o hâlâ aramızda…

Nâzım’a sevgi ve minnettarlıkla…

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 19 May 2012

  1. Pazar, 06 Haz 2010 zamanında 14:24 | #1

    Üç gün N. Hikmet için yazabilmeniz büyük  incelik. Selamlar.

  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları