Toplam okunma 1.035
ana sayfa > biyografi > “Yola Düşen” Canlar / Murat Özhan

“Yola Düşen” Canlar / Murat Özhan

Perşembe, 06 May 2010 yorum ekle Go to comments

Denizlerin ardından kaç bahar, kaç hazan mevsimi geçti. Onları unutmak mümkün mü ki? Yüreklerimizde yarası, hâlâ ince bir sızıdır.. Yürüttükleri onurlu mücadele adına en devrimci duygularımla anıları önünde saygıyla eğiliyorum…

Sonsuza kadar yüreklerimizde yaşayacaklar… Sevgili Kemal Özer, “Amilcar Cabral İçin” adlı şiirinde, “Bir yol nedir ki tek başına? / Verdiği yemiş nedir ki bir ağacın? / Nedir ki bir evin kapladığı toprak? / Böyle düşünmez özgürlük savaşçıları / (biliyordu Amilcar Cabral)” derken şüphesiz Amilcar Cabral’ı bir mücadele simgesi olarak  işlemişti. Keza o ve onun gibi olan yoldaşlar, emeğin yüceliği ve özgürlüğü adına yola koyulmuştu. Oysaki, yollar bir kavşakta birleşmiyorsa, ırmaklar Denizlere dökülmüyorsa, eller elleri kavramıyorsa neyin önemi olabilirdi ki?

Aydın Çubukçu, hazırladığı “Bizim ’68” adlı belgesel nitelikteki yapıtında, Halit Çelenk’in tanıklığında şunu aktarır: İnancıma göre, gerek Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan haklarındaki ölüm cezası gerekse daha sonra 12 Eylül döneminde benzer örgüt yöneticileri veya mensupları hakkında yine 146. maddeye göre verilen kararlar, tamamen hukuk dışıdır, yasadışıdır, adaletsizdir, haksızdır. Bu yanlış uygulama, bu adaletsizlik günümüze kadar sürmüştür.

Bir noktayı eklemek istiyorum; bunu bu genç arkadaşlar da biliyorlardı. Hüseyin İnan, duruşmada bir gün, ortak savunmanın toprak reformu ile ilgili bölümünü okuyordu. Bu bölümü okurken bir aralık durdu, hiç unutmuyorum, elindeki notları masanın üstüne bıraktı, heyete baktı: ‘Biz de biliyoruz’ dedi, ‘yirmi beş, otuz silahlı insanın bu düzeni ortadan kaldıramayacağını, ama bizim amacımız insanlara bir örnek oluşturmak, bir meşale yakmak, onlara yol göstermek, onları uyarmak ve bilinçlendirmekti. Bunun için de kendimizi feda ediyoruz.’ Yani hem mahkeme heyeti bunu biliyordu, hem de genç arkadaşlarımız. Biz de biliyorduk. Bütün hukukçular da bunu biliyorlardı, ama karar hukuki değil de siyasi olunca, elbette ki bu kararlar verilebildi.*

6 Mayıs 1972’de idam edilen, 68 ruhunun ve devamının efsanevi simgelerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın şahsında, gelecek güzel günler ve yaşamlar uğruna canları pahasına “yola düşen” tüm canları, Kemal Özer’in “Amilcar Cabral İçin” şiirinin son bölümü ile anmak istedim…

Amilcar Cabral İçin**

(…)

Haksıza direnmek mümkün, boyun eğmemek güçlüye
doğru kavrıyorsak tarihin yazdıklarını.
Kavrıyorsa bizi göğün altında bulunmak
avuçlarımızın içi gibi yumuşacık
(biliyordu Amilcar Cabral)
ne insanlar düşünüldüğü kadar sahipsiz
ne zafer sanıldığı kadar uzak.

Kemal Özer

*Bizim ’68, Yayına Hazırlayan: Aydın Çubukçu, s.188, Evrensel Basım Yayın, 6.Basım, Mayıs 1999, İstanbul

**Kemal Özer, Birlikte Aynı Ateşten Geçerek (Seçme Şiirler), s.39, Evrensel Basım Yayın, Birinci Basım, Ekim 2003, İstanbul

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 11 February 2012

  1. Perşembe, 06 May 2010 zamanında 08:32 | #1

    Unutmamışsınız,  bu halk onları da onları asanları da unutmadı.

    Meşale yandı bir kez.  Selam olsun.

  2. Perşembe, 06 May 2010 zamanında 10:35 | #2

    Zaman elverdiğince unutturmamaya çalışmak lazım. Böyle konularda kısa anma yazıları ile gençlere yol göstererek ufuklarını açmak yararlı olur sevgili alizafer.

    Umarım yeni yetişen kuşak, geçmişle bağını iyi kurar ve yanan o meşaleyi taşıyabilir.

    Sağolasın..

  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları