Toplam okunma 715
ana sayfa > deneme > Borges, Bugün Yeniden Doğdu / A.Murat Özhan

Borges, Bugün Yeniden Doğdu / A.Murat Özhan

Çarşamba, 24 Ağu 2011 yorum ekle Go to comments

Borges, Bugün Yeniden Doğdu / A.Murat Özhan

Jorge Luis Borges’in, 112. doğum yıldönümü vesilesiyle anasayfasında yeni bir doodle yayımlayan Google, Arjantinli yazara şapka çıkarıyor.

Google, kullanıcılarına anımsatmak adına, insanlığın hizmetine önemli katkılar sunmuş kişilere ait doodle adını verdiği özel tasarım logolarını anasayfasına taşımaya devam ediyor. Bu konuda daha önce blog sayfalarında Evliya Çelebi ve Thomas Edison’a dair yazılar kaleme almıştım.

Blogda, birkaç yıl önce Borges’in “Anlar” şiirini paylaşmıştım. Aradan epey bir zaman geçmiş. Ustaya saygı duruşu babında, kısa da olsa bir yazı yazmak farz oldu vesselam.

Borges’le tanışmam üniversite yıllarına dayanıyor (Her ne var ise şu üniversitelerde var, insanı “yoldan çıkarıyor”). O dönemde, Celal Üster’in çevirdiği “Borges ve Ben” adlı müthiş güzellikteki deneme kitabını okudum. Borges’in dili benliğinizi kolayca çepeçevre kuşatmaya muktedir. Sonra gerisi geldi tabii. Bilhassa “Borges ve Ben” eserinde, Walt Whitman’ın “Bu kitaba dokunan, bir insana dokunur.” sözünü haklı çıkarırcasına sanki Borges’le kol kola dolaşıyorsunuz.

Etkilendiğim bir diğer kitabı ise, küçük ama anlatımı ve iğneyle kuyu kazarcasına işlenmiş içeriğiyle ele aldığı “İngiliz Edebiyatına Giriş” kitabıdır. Celal Üster’in, “azılı” bir İngilizsever diye tanımladığı Borges’in bu başyapıtını bir solukta okumuştum. Borges, edebiyat tarihini, kendine özgü üslubuyla tartar bu eserinde adeta (Hangi tarih öznel algıya dayanmaz ki?) . Kitabın birçok bölümünde kişisel yargıları yer alır yazarın. Örneğin Onyedinci Yüzyıl şair ve yazarlarından bahsettiği bölümde, John Milton’a dair eleştirisinde şu paragrafa bakalım: “1671’de yayımlanan Samson Agonistes, belki de Milton’un başyapıtıdır. Klasik tarzda bir tragedya olan Samson Agonistes’de, kanlı olaylar sahne dışında gerçekleşirken koro bu olayları yorumlar. Eşsiz dizeler vardır bu yapıtta. Karısının ihanetine uğramış, düşmanlarınca kuşatılmış ve kör olmuş Samson, Milton’un aynadaki yansısıdır.” (1). Dikkat edelim, “belki de Milton’un başyapıtıdır.”, “Eşsiz dizeler” ibareleri Borges’in öznel saptamalarıdır.

Borges, “Ben yaşamadım, okudum.” derken bir serzenişi mi yoksa memnuniyeti mi dile getirir? Kestirmek güç değil; zira göreve geldiği İl Kitaplığında kütüphanedeki işlerini bir saat içinde bitirdikten sonra kitapların bulunduğu bodrum katına inerek beş saat boyunca kitap okurken bu işi kimsenin zoruyla değil bile isteye yapar kuşkusuz.

Okuma deneyiminde, romanla yıldızı bir türlü barışmaz. Okumaya başlayıp da bitirdiği romanları ise bir “görev” olarak addeder. O, daha ziyade öyküden hazzeder, öyküyü baş tacı kılar. Çünkü öykünün, hem kısa hem yoğun olmasının yanında kolayca kavranabilecek giriş, gelişme ve sonuç bölümleri vardır. Bundan ötürü öyküyü yeğler.

İl Kitaplığındaki görevinden Ulusal Kitaplık Müdürlüğüne uzanan serüveninde Borges, görme yetisini, adım adım, yavaş yavaş kaybeder ve 50’lerin sonundan itibaren görme duyusundan mahrum kalsa da gönül gözüyle görür. Körlüğü, ona şiire yeniden yönelişi sağlar. Belleği, zımnen ve alenen yücelten bir tavır alır. Zira, artık tek dayanak noktası belleğidir.

Yetmişindeyken bile çalışma, bir şeyler üretme şevkiyle yanıp tutuşan ve okumaya karşı yaşarkenki tutumuyla bu çağdaşımız, uslanmaz kurmaca ustası Borges’e selam olsun!


(1) Jorge Luis Borges, İngiliz Edebiyatına Giriş, s.36, Çev: Celal Üster, Afa Yayınları, Mayıs 1987, İstanbul

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 19 May 2012

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları