Dildir Dil / A. Murat Özhan
Dildir Dil / A. Murat Özhan
İnsanın dil yetenekleri öylesine muhteşem ki geliştirip kullanabildi mi açamayacağı kapı yok önünde.
İşaret dilinden (Yazı dilini değil el-kol hareketleriyle anlaşmayı kastediyorum burada) konuşma ve yazı diline geçen insanoğlu, çok aşamalar kaydetti. Toplumsallaştıkça dilini geliştirdi, dilini geliştirdikçe toplumsallaştı.
Dilin icra edilebilmesi için en az iki kişinin varlığı gereklidir ama bu, yeter koşul değildir. Dili kullanmada, taraflar arasında kelimelere yüklenen anlamda mutabık kalınması temel koşuldur ki anlaşma sağlanabilsin.
Aynı dil içre, anlamda ortaklık sağlandığı halde, taraflar “farklı dilden” konuşup yazabilirler. Bu farklılık; evreni, yaşamı, insanı, doğayı algılayış ve dile getirişten kaynaklanır. Bu algılayış ise, dünya görüşünü yahut ideolojiyi yaratır. Bin yıllardır, ezen ve ezilen arasındaki mücadele, onların diline de yansımıştır. Egemen gücün dili her daim, sömürüyü, talanı, şiddeti, ötekileştirmeyi, yabancılaştırmayı, çarpıtmayı benimserken ezilenlerin dili eşitliği, barışı, sömürüsüz bir dünya özlemini, özgürlüğü şiar edinir. Bu, onların sanatına da nüfuz eder adeta. Örneğin günümüzün popüler akımlarından olduğu iddia edilen Postmodernist tarzda şiir ve roman yazanlar, anlamsızlığın doruklarında volta atarlarken, aslında burjuvazinin ekmeğine yağ sürmektedirler.
Dünyada, yüzyıllardır, sevgi ve barış içre bir dilin olanaklarını kullanagelenler, kovuşturmalara, baskılara, şiddete maruz kaldılar. Yetmedi bedenleri kaldırıldı ortadan. Bunu bile hazmedemeyen caniler, mezarları, mezarlıkları talan ettiler. Kendi güçsüzlüklerinin bir göstergesidir nihayetinde bu.
Öyle anlar olur ki, sevgiliye methiyeler düzülür bu dil ile; öyle anlar olur ki kitlelere coşkular katar bu dil; aynı dil darağacına götürür insafsızca; acıtır, sızlatır göğüs kafesini, ağıtlar yaktırır kimi zaman.
Ne olursa olsun, “O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan”…
Özgürlüklere giden o zorlu yollarda yaşamlarını yitirenlere ithaf ederken bu şiiri, Attila İlhan’ı da minnettarlık ve sevgiyle anıyorum.
O Sözler ki
o sözler ki acıdır
mapusane avlularında
demirli kırbaçlar gibi şaklar
o sözler ki sırasında
çiçek açmış bir nar ağacıdır
dağ ufkuna vuran deniz aydınlığı
sırasında gizemli bıçaklar
o sözler ki
imgelem sonsuzluğunun
ateşten gülüdürler
kelebek çarpıntılarıyla doğarlar ölürler
o sözler ki kalbimizin üstünde
dolu bir tabanca gibi
ölüp ölesiye taşırız
o sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan
uğrunda asılırız
Attilâ İlhan
Attilâ İlhan, Böyle Bir Sevmek, s.108, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 14.Baskı, Mayıs 2009, İstanbul
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 22 May 2013


Son Yorumlar