Toplam okunma 876
ana sayfa > deneme > Her Şeye Rağmen Sanat, Yine Sanat / A. Murat Özhan

Her Şeye Rağmen Sanat, Yine Sanat / A. Murat Özhan

Çarşamba, 21 Mar 2012 yorum ekle Go to comments

Her Şeye Rağmen Sanat, Yine Sanat / A. Murat Özhan

Zaman, insana verilmiş en değerli hazinedir. Bu nedenle, zamanı iyi kullanmak, zamanın yönetiminde tasarrufu elden bırakmamak gerekli.   

Biz insanlar, ne yazık ki yaşamımızı bir yandan geçmişin her daim yerli yersiz yad edilerek övülmesi ile geçirirken öte yandan da henüz gerçekleşmemiş bir gelecek tasası ile devam ettirme çabasında olduğumuzdan içinde bulunduğumuz anı kaygısızca, doyasıya değerlendiremiyoruz. Bundan ötürü, salt sanat konusuna değil sevgilerimize (sevgi sunmaklarımıza), yaşanan olumsuzluklara (ileriki bir zamanda nasıl olsa düzelir anlayışıyla) bile hep bir “erteleme mantığı” ile yaklaştık / yaklaşıyoruz.

Değerlerimize yaşarken hak ettikleri yeri vermek, günümüz içre çıkar ilişkilerinin en yoğun yaşandığı dünyamızda epeyce zor.

Kültürümüzün bilinçli bir şekilde her türlü yozlaştırılmaya ve beyinlere milyonlarca şok zerk edilmeye çalışıldığı bir dönemde, halkımızın gerçek kültür hazinesinin ortaya çıkarılması ve tanıtılması yanında, yazar ve şairlerce topluma nitelikli ürünler sunulması önemli bir konudur. Bu anlamda, kuşkusuz ki sanatçılara, gerçek sanatçılara büyük iş düşüyor. Onların, bunu layıkıyla yerine getirdiklerini düşünüyorum. Zaten her türlü güçlüğe, yaşanan bunca olumsuzluklara rağmen alın terini ortaya koyanları (Şu da acı ama gerçek ki, sermaye kitle iletişim araçlarının izin verdiği ölçüde…), halk bağrına basarak takdir ediyor ve yaşatıyor.

Blogda, bloğun yayın amacına koşut, ağırlıklı olarak şiir ve şairine dair vurgularım yer alıyor. Zira amacım, emeğe, yaratıcı insana ve emek tarihine bakışı, şiirsel atmosferdeki bu çalışmayla takip edenlere verebilmektir. Bu çalışma; aynı zamanda, yapıtları yaratan şairleri hatırlayarak / hatırlatarak onlara karşı vefa borcumuzu ödemeyi bir boyun borcu sayarken öte yandan yeni yetişen kuşaklara bu şairleri ve eserlerini tanıtmak işlevini de bir bakıma yerine getirme iddiasındadır.

Aynı temenniler sanıyorum müzik için de geçerlidir. Müziğin evrensel dili, tartışmaya yer bırakmayacak kertede, ruhları kuşatmaya fazlasıyla muktedir.

21 Mart Dünya Şiir Günü vesilesiyle 2012 Bildirisini yazan Sennur Sezer, “Şiir, çağının seslerinin yankısını taşır: Kahkahalar, çığlıklar, ıslıklar… Aşk şarkılarına marşlar karışır, ağıtlara çocuk sesleri. Çok sesli bir korodur şiir, bir orkestra.” derken, aslında bir benzetme yapmıştır ama şiir ve müziğin müthiş ortaklığını ilan eder bir bakıma. Kim bilir, belki de şiir, bu hayhuyun içinde farkına varamadığımız yaşamın özsuyudur.

Çünkü şiir, yüreğe dokunur…

Yürüyelim…

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 18 May 2013

Categories: deneme Tags: , ,
  1. Çarşamba, 21 Mar 2012 zamanında 12:15 | #1

    “şiir, bu hayhuyun içinde farkına varamadığımız yaşamın
    özsuyudur. Çünkü şiir, yüreğe dokunur…” Güzel değerlendirmeler.
    Teşekkürler.

    ŞİİR SANATI

    Dokunabilir ve sessiz olmalı şiir
    Yuvarlak bir meyve gibi,

    Başparmağa bir şey söylemeyen
    Eski madalyonlar gibi dilsiz,

    Yosun tutmuş pencere pervazındaki
    Aşınmış taş gibi suskun -

    Kuşların uçuşu gibi
    Sözsüz olmalı şiir.

    Zamanda kımıltısız olmalı şiir
    Ayın tırmanışı gibi,

    Geceye takılan ağaçları dal dal
    Özgür bırakır ya ay,

    Kış yapraklarının gerisinde
    Anı anı bellekte kalır ya -

    Zamanda kımıltısız olmalı şiir
    Ayın tırmanışı gibi.

    Gerçeğe eşit olmalı şiir:
    Gerçeğin kendisi değil.

    Acının bütün tarihi çünkü
    Boş bir eşik, bir akçaağaç yaprağı.

    Çünkü aşk
    Yan yana yatmış otlar ve denizin üstünde iki ışık -

    Bir şey anlatmamalı şiir
    Olmalı.

    Archibald MacLeish ( 1892 – 1982 )
    Çeviri : Cevat Çapan

  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları