Atilla Jozsef, Yedinci Adam
“Yedinci Adam” Üzerine Öndeyiş / A.Murat Özhan
Dünya şiirindeki uğrak noktamız Macar şiiri. Atilla Jozsef’in “Yedinci Adam” adlı şiirini aşağıdaki dipnotta bulunan kitaptan aldım.
Ancak, şiirin ismi konusunda, bir tereddüt var. Şiir, nette bazı web sitelerinde “Yedinci” olarak verilirken bazılarında ise Özdemir İnce çevirisi ve “Yedinci Adam” adıyla yayımlanmış. İnternette bilgi kirliliğinin gırla gittiğini biliyorum. Bundan ötürü, hâlihazırda elimdeki yazılı kaynağa, edebi bir eser olmamakla birlikte itibar etmeyi yeğledim.
Şiirlerinde anne izleğine çokça yer vermiştir. Güzel günlere olan inancını eserlerinde her fırsatta dile getiren Atilla Jozsef, ne acıdır ki intiharın girdabından kendini kurtaramamıştır.
Yaşamın her yönünü, zoru ve kolayıyla, iyisi ve kötüsüyle içinde barındırması, içselleştirmesi tasavvuru üzerinden bir insan profili çizer “Yedinci Adam” şiirinde Jozsef. Öyleki bir yandan mecaz, benzetme vb. şiir estetiğinden bile yararlanmadan bir sanat eseri yaratılabileceğini gösterirken bize öte yandan asla kuruluğa da düşmez. Zordur böyle bir dille şiir yazmak. Basit gibi görünür ama o dili oluşturmak için kim bilir hangi aşamalardan geçilmiştir. Jozsef, kendine özgü şiir dilini yaratmış bir dünya şairidir.
Anısına saygıyla…
Yedinci Adam
Şu dünyada düşeceksen yollara,
İyisi mi yedi kez doğmaya bak
Bir kez, yangın çıkan bir evde doğ,
Bir kez, buzdan soğuk sellerde,
Bir kez, azgın deliler arasında,
Bir kez, olgun bir buğday tarlasında,
Bir kez de kimsesiz bir manastırda,
Bir ağızdan ağlayan altı bebek, yetmez:
Sen kendin yedinci olmaya bak.
Canını kurtarmak için dövüşeceksen,
Karşısında yedi kişi görmeli düşmanın,
Biri, pazar günü dinlenen bir işçi olmalı,
Biri, pazartesi sabahı işe başlayan,
Biri, para düşünmeden bir şey öğreten,
Biri, boğularak yüzme öğrenen,
Biri, koca bir ormanın tohumu olan,
Biri de yiğit atalarının koruduğu bir torun,
Ama onların bu hünerleri de yetmez,
Sen kendin yedinci olmaya bak.
Bir kadın mı bulacaksın kendine,
Yedi erkek birden düşmeli o kadının peşine,
Biri, güzel sözlere kanan,
Biri, başının çaresine bakan,
Biri, kendini hayalci sanan,
Biri, eteğinin altından kadını okşayan,
Biri, hiçbir numarayı yutmayan,
Biri, kadının düşürdüğü mendile basan;
Sinek gibi vızıldasınlar kadının çevresinde,
Sen kendin yedinci olmaya bak.
Yazmak geliyorsa elinden,
Yedi kişi birden yazmalı şiirini,
Biri, mermerden bir köy kuran,
Biri, uykusundayken doğan,
Biri, göğün haritasını çizen,
Biri, adı sözcüklerle anılan,
Biri, ruhunu yetkinleştiren,
Biri, diri fareleri kesip biçen,
İkisi yiğit, dördü akıllı;
Sen kendin yedinci olmaya bak.
Ve her şey yazıldığı gibi olursa,
Yedi kişi için öleceksin,
Bir, beşiği sallanıp emzirilen,
Bir, diri genç bir memeyi kavrayan,
Bir, boş tabakları fırlatıp atan,
Bir, kazansın diye yoksula omuz veren,
Bir, yıkılıncaya kadar çalışan,
Bir sadece durup aya bakan kişi için.
Dünya mezar taşın olacak;
Sen kendin yedinci olmaya bak..
Atilla Jozsef
Serpil Köksal, Ortakçı Toplumdan Bugüne Kızılbaşlık, s.395-401, Ütopya Yayınevi, Birinci Baskı, Nisan 2006, Ankara
Biyografisi hakkında bir yazı:
Fulya Bayraktar, Atilla Jozsef
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 19 May 2012


çok güzel gerçekten bir dünya şairi…Kendine özgü, yalın ama içinde tüm dünyayı barındırıyor…bu anlatımları ve bu dili çok seviyor kendime örnek alıyorum…sağol paylaşım için.sevgimle…