Dante ve İlahi Komedya / A.Murat Özhan
Dante ve İlahi Komedya / A.Murat Özhan
“Dante ile Shakespeare dünyayı aralarında paylaşır; bu iki ada eklenebilecek üçüncü bir ad yoktur.” T.S. Eliot
Dünya edebiyatında hem konusu hem de anlatım tarzı yönüyle çığır açmış bir şaheser “İlahi Komedya”.
Dante, bu eserinde Latin şair Vergilius’un eşliğinde Cehennem ve Âraf’a; son bölüm olan Cennet’e ise Beatrice rehberliğinde gerçekleştirdiği düşsel yolculuğu anlatıyor (Şu an 98.sayfadayım.). İç dünyasındaki çalkantıların çözümü Tanrı’dadır Dante’ye göre. İnsanlara doğru yolu göstermek amacıyla bu eserini kaleme alır.
Dil olarak Toscana lehçesini kullanarak yazdığı İlahi Komedya, üçlüklerden (terzina) oluşur ve şiirin tümü 14 233 dizedir.
Ömrü boyunca sevdiği kadın Beatrice (Bice), Dante’nin eserlerinde de vücut bulur. Büyük bir tutkuyla bağlı olduğu Beatrice ölünce, kendi iç dünyasına çekilir Dante. Sonra İlahi Komedya’nın üçüncü bölümünde idealleştirdiği Beatrice eşlik edecektir ona.
Eseri yıllar önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı çeviriden okumuş ama zevk almamıştım. Oğlak Yayınları’ndan çıkan Rekin Teksoy’un çevirisini ise oldukça beğendim. Çeviri, epey bir emek harcandığı izlenimini uyandırıyor.
Bilhassa şiir çevirisi söz konusu olunca işler daha bir çetrefilleşiyor. Her dilin kendine özgü bir dizgesel yapısı, söz dizimi, söz dağarı olduğu düşünülürse, çevirmenin de aslında zorlu bir yolculuğa çıktığını söylemek yanlış olmaz sanırım. Her çeviri, yeni bir okuma egzersizidir vesselam.
Bu koca destandan, şimdilik, Cehennem’de yer alan Üçüncü kanto’nun bir kısmını yayımlıyorum. İlerleyen safhalarda paylaşmaya değer bulduğum bölümler de, blog sayfalarında yer alabilir.
Üçüncü kanto
Buradan gidilir acılar kentine,
buradan gidilir bitmek bilmeyen acıya,
buradan gidilir yitmiş insanların arasına.
Adalet yol gösterdi ulu rabbime,
kutsal güç, yüce bilgelik, ilk sevgi
yarattı beni.
Benden önce her şey sonsuzdu;
sonsuza dek süreceğim ben de.
İçeri girenler, dışarıda bırakın her umudu.
Bir kapının üstünde koyu renkle
yazılı bu sözleri görünce:
“Usta” dedim, “beni ürkütüyor bu sözlerin anlamı.”
O, içimden geçenleri anlamıştı:
“Burada her türlü korkuyu bırakmalı,
ödlekliğin kökünü kazımalı.
Sana söylediğim yerdeyiz şimdi,
akıl hazinelerini yitirdikleri
için acı çekenleri göreceksin.
Sonra eliyle tutup elimi,
gülümseyerek yüreklendirdi,
gizlerin içine soktu beni.
Burada ağlamalar, inlemeler, yakınmalar
uğulduyordu yıldızsız gökte,
gözlerimden yaşlar boşandı benim de.
Çeşitli diller, iğrenç küfürler,
acıdan yakınanlar, öfkeden bağıranlar,
yüksek sesler, boğuk sesler, çırpan eller,
sonsuza dek karanlık bu havada,
bir kasırgada savrulan kumlar gibi
kendi ekseninde dönen bir uğultu oluşturuyordu.
Korkudan başım dönüyordu.
Dedim ki: “Usta bu duyduklarım ne?
Acıya yenik düşen bu insanlar kim?”
Dedi ki: “Bu rezil durumdakiler
kötülük de, iyilik de yapmadan
yaşamış olanların ruhları.
Tanrı’ya başkaldırmayan,
ama yanında yer almayıp yansız kalan
kötü meleklerle birlikteler.
Cennet, güzelliği gölgelenmesin diye kovdu bunları,
isyancı meleklere onur katmayacakları
için Cehennem’in dibine de almıyorlar onları.
Dedim ki: Usta, bunca ilenmelerine
yol açan acının kaynağı ne?
Yanıt verdi: Kısaca söyleyeyim dinle
Bunların ölmek umutları kalmadı,
öyle aşağılık ki karanlık yaşamları
kıskanırlar başka her yazgıyı.
Dünyada kalmamıştır sanları,
bağışlama da, adalet de hor görür tümünü,
söz etmeye değmez, yalnızca bak ve yürü.
Bir bayrak gördüm bakınca,
döne döne hızla yol alıyordu,
belli ki, dur durak bilmiyordu:
ardından öyle çok insan gidiyordu ki,
aklımın ucundan bile geçmezdi
ölümün bunca insanı yenik düşürmesi.
Dante
Türkçesi: Rekin Teksoy
Dante, İlahi Komedya, s.47-49, Çeviren: Rekin Teksoy, Oğlak Yayınları, Dördüncü Baskı, 2001, İstanbul
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 19 May 2012


paylaşım için çok teşekkürler…ellerinize,emeğinize sağlık