Toplam okunma 4.276
ana sayfa > dünya şiiri > Furuğ Ferruhzad, Yeniden Doğuş

Furuğ Ferruhzad, Yeniden Doğuş

Salı, 03 Şub 2009 yorum ekle Go to comments

furug

Yeniden Doğuş

Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir
seni, kendinde tekrarlayarak
çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek.

Ben bu ayette seni ah çektim, ah
ben bu ayette seni
ağaca ve suya ve ateşe aşıladım!

Yaşam belki
uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği,
yaşam belki
bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı,
yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur,
yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır,
ya da birinin şaşkınca yoldan geçişi,
şapkasını kaldırarak,
başka bir yoldan geçene anlamsız gülümsemeyle “günaydın” diyen.

Yaşam belki de o tıkalı andır,
benim bakışımın senin buğulu gözlerinde kendini paramparça yıktığı
ve bir duyumsama var bunda
benim ay ve karanlığın algısıyla birleştireceğim.

Yalnızlık boyutlarındaki bir odada,
aşk boyutlarındaki yüreğim,
kendi mutluluğunun sade bahanelerini seyreder,
saksıda çiçeklerin güzelim yok oluşunu
ve senin bahçemize diktiğin fidanı
ve bir pencere boyutlarında öten
kanarya ötüşlerini.

Ah..
Budur benim payıma düşen,
budur benim payıma düşen,
benim payıma düşen,
bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür,
benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir
ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette,
benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü bir gezintidir.

Ve “ellerini
seviyorum” diyen
sesin hüznünde ölmektir.

Ellerimi bahçeye dikiyorum,
yeşereceğim, biliyorum, biliyorum, biliyorum
ve kırlangıçlar mürekkepli parmaklarımın çukurunda
yumurtlayacaklar.

Küpeler takacağım kulaklarıma
ikiz iki kirazdan
ve tırnaklarımı papatya çiçeği yapraklarıyla süsleyeceğim.
Bir sokak var orada,
aynı karışık saçları, ince boyunları ve sıska bacaklarıyla
küçük bir kızın masum gülüşlerini düşünüyorlar
bir gece rüzgarın bizi alıp götürdüğü.

Bir sokak var benim yüreğimin
çocukluk mahallesinden çaldığı,
zaman çizgisinde bir oylumun yolculuğu
ve bir oylumla gebe bırakmak bir zamanın kuru çizgisini
bilinçli bir simgenin oylumu
aynanın konukluğundan dönen.

Ve böylecedir,
birisi ölür
ve birisi yaşar.
Hiçbir avcı,
çukura dökülen hor bir arkta inci avlamayacaktır.

Ben hüzünlü küçük bir periyi biliyorum
okyanusta yaşayan
ve yüreğini tahta bir kavalda
usul usul çalan
küçük hüzünlü bir peri
geceleri bir öpücükle ölen
ve sabahları bir öpücükle yeniden doğacak olan…

Furuğ Ferruhzad
Çeviren: Haşim Hüsrevşahi

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 19 May 2012

  1. Çarşamba, 04 Şub 2009 zamanında 01:30 | #1

    Furuğ Ferruhzad şiiriyle tanıştırdığın için teşekkür ederim Ol Hayat, gerçekten etkileyici, Furuğ Ferruhzad şiirini buradan okuyunca küçük bir araştırma yapma gereksinimi duydum, sanatsal düzeyi yüksek bir dil ve yaşam. Ne dene bilir ki, üzücü elbet yaşamı kısa sürmüş ama şiirleri ölümsüz. Tekrar sağ ol! Önerdiklerim bölümüne ekleyeceğim, Furuğ Ferruhzad linkini.

    Yeniden Merhaba Diyeceğim Güneşe
    Yeniden merhaba diyeceğim güneşe
    Gövdemde akan nehirlere
    Bulutlar gibi uzayıp giden düşünceme
    Benimle birlikte kuru mevsimlerden gecen
    Bahçemdeki ağaçların hüzünlü büyümesine
    Gecenin kokusunu hediye eden kargalara
    Yaşlılık biçimim olan ve aynada yaşayan anneme
    Tekrarlanan şehvetimle döllenen yeryüzüne
    Yeniden merhaba diyeceğim
    Geliyorum, geliyorum, geliyorum,
    Saçlarımla: Yeraltı kokularının devamı
    Gözlerimle: Karanlık tecrübesiyle
    Duvarların ötesinden kopardım dallarımla,
    Geliyorum, geliyorum, geliyorum,
    Ve aşkla dolu avluda bekleyen kıza
    Yeniden merhaba diyeceğim.

    Furuğ Ferruhzad

  2. Çarşamba, 04 Şub 2009 zamanında 12:14 | #2

    Sağolasın yeraltındanşiirler..
    İran gibi kapalı bir toplumun aydınlık yüzüdür Furuğ. Tıpkı İran’ın öldürülen devrimci yazarı Ahmed Samed Behrengi gibi.
    Dediğin gibi 33 yıllık kısacık ömrüne ne kadar çok şey sığdırmış o. İnsanın; “İyiler hep erken mi gider?” diyesi geliyor..
    Octavio Paz’ın, şiir için dillendirdiğini, Furuğ’un şiirine uyarlamaktan imtina etmeyeceğim:
    Evreni yaratan on bin şeydir şiir.”

    (…)
    inanalım
    soğuk mevsimin başlangıcına inanalım
    düş bahçelerinin yıkıntılarına inanalım
    işsiz devrik oraklara
    ve tutsak tanelere.
    bak nasıl da kar yağıyor.
    (…)

    Furuğ

  3. dulsinyam
    Cumartesi, 07 Şub 2009 zamanında 00:26 | #3

    (…)
    Bir pencere yeter bana bir tek pencere
    Bilince ve bakışa ve suskunluğa
    İşte öylesine boy atmış ki ceviz fidanı
    Anlatabilir artık genç yapraklarına tüm bir duvarı
    Ve sor aynadan
    Adını kurtarıcının
    Ve işte senden daha yalnız değil mi
    Ayaklarının altında titreyen yeryüzü?
    Yıkıntı elçiliğini, peygamberler
    Kendileriyle birlikte getirmediler mi çağımıza?
    Ve yankıları değil mi o kutsal metinlerin
    Bu patlamalar art arda
    Bu zehirli bulutlar?
    Ey dost, ey kardeş, ey herkes!
    Yazın tarihini gül soykırımının
    Aya vardığınızda!

    Furuğ

    Yaşamı ve eserleri ile beni çok etkileyen bir kadın Furuğ… Emeğine sağlık …

  4. Cumartesi, 07 Şub 2009 zamanında 01:35 | #4

    Katkın için teşekkür ediyorum dulsinyam.
    Sevgilerle..

  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları