Çokkültürlü Eğitimde “Yurttaş Okulu” Deneyimi
Çokkültürlü Eğitimde “Yurttaş Okulu” Deneyimi / Murat Özhan
..
Eğitim Sen yayınlarından çıkan ve çok değerli olduğuna inandığım belge niteliğindeki iki ciltlik “Demokratik Eğitim Kurultayı” kitaplarına göz atarken, dünyadan eğitimle ilgili oldukça ilginç bir uygulama dikkatimi çekti. Porto Alegre’deki “Yurttaş Okulu” deneyimini önemsedim. İki bakımdan:
1)Eğitim-öğretimin herhangi bir aşamasında uyumsuzluk yaşayan öğrenci için benimsenen temel ilke, “Öğrencinin okula uyması değil,okulun öğrenciye uyması.”dır.Oldukça çarpıcı bir uygulama…
2)Bilginin oluşturulması sürecinde ise,”tematik bütünlük” düşüncesinin işletilmesi esas alınmış.Gerçi bizde de, kuşkusuz eleştirilecek yönleri bulunmakla birlikte yeni müfredatın, üzerine inşa edildiği yapılandırmacı yaklaşımın bu anlayışı içselleştirdiği aşikar.
Prof.Dr. Işıl ÜNAL’ın başkanlığında yaklaşık yüz kişilik bir komisyon marifetiyle atölye çalışması şeklinde ele alınan bu uzun raporun sonuç bölümünün kendimce önemli gördüğüm bir kısmını yayımlıyorum..
“ (…)
Porto Alegre’deki “Yurttaş Okulu” deneyimi çokkültürlü eğitim tartışmalarına ışık tutacak niteliktedir.Porto Alegre deneyimi,neoliberal politikaların uygulandığı bir ortamda,egemen olmayan toplumsal kesimlerin(sınıf,cinsiyet,etnik topluluk …) “daha ‘güçlü’ bir demokrasi yaratmanın mümkün olduğunu göster[dikleri]” (Apple,2004:201) aynı zamanda “katılımcı bütçe” yoluyla kaynakların yeniden dağıtımının sağlandığı bir uygulamadır.¹
Prof.Dr. Işıl ÜNAL’ın başkanlığında yaklaşık yüz kişilik bir komisyon marifetiyle atölye çalışması şeklinde ele alınan bu uzun raporun sonuç bölümünün kendimce önemli gördüğüm bir kısmını yayımlıyorum..
“ (…)
Porto Alegre’deki “Yurttaş Okulu” deneyimi çokkültürlü eğitim tartışmalarına ışık tutacak niteliktedir.Porto Alegre deneyimi,neoliberal politikaların uygulandığı bir ortamda,egemen olmayan toplumsal kesimlerin(sınıf,cinsiyet,etnik topluluk …) “daha ‘güçlü’ bir demokrasi yaratmanın mümkün olduğunu göster[dikleri]” (Apple,2004:201) aynı zamanda “katılımcı bütçe” yoluyla kaynakların yeniden dağıtımının sağlandığı bir uygulamadır.¹
Eğitim alanındaki “Yurttaş Okulu” deneyimi, eğitim anlayışı, okul yapısı ve bilginin dönüştürülmesi konularında dersler çıkarıp örnek alabileceğimiz bir deneyimdir. Belediye Eğitim Müdürlüğünce, okulöncesi eğitim ve ilköğretim kademelerinde, özellikle de kentin varoşlarında uygulanan Yurttaş Okulu modeli, ilerici akademisyen ve eğitimcilerin teorik ve pratik katkısı, devlet okullarının katkısı, demokratik toplumsal hareket içinde yer almış olan sendikaların ve birliklerin katkısıyla oluşturulmuştur. Eğitim etkinliklerinin yönlendirilmesinde öğretmenler, okul yöneticileri, velilerin katılımıyla oluşan kurumsallaşmış forumlar belirleyici olmaktadır. Demokratik süreç, birçok konsey ve meclis gibi kurumlarla işlemektedir.
Yurttaş Okulu’nda, öğrencilerin içinden geçtikleri toplumsal-bilişsel süreçleri kavramaya yönelerek, her bir öğrencinin kendi ritmine, zamanlamasına ve deneyimlerine bağlı bir kademe sistemi kurulmuştur. Öğrendikleri şeyle yaşları arasında uyumsuzluk olan öğrenciler için “Gelişim Grupları” oluşturulmuştur. Temel ilke, öğrencinin okula değil, okulun öğrenciye uyum sağlamasıdır. Özel ihtiyacı olan öğrencilerle özel olarak ilgilenmek üzere açılan Öğrenme Laboratuvarı, öğretmenlerin de derslerin niteliğini yükseltmek için araştırma yaptıkları birer öğrenme ortamı olarak işlemektedir.
Bilginin oluşturulma sürecinin de işletildiği bu okullarda, “tematik bütünlük” düşüncesinden yola çıkılarak, temaların belirlenmesi ve bu konularla ilgili bilgi üretme sürecinin işletilmesi söz konusudur. Tematik bütünlükler yoluyla öğrenciler, “..tarihi, kendi ailelerinin tarihsel deneyimlerinden başlayarak öğreniyorlar. Önemli toplumsal ve kültürel konuları kendi kültürel gerçekliklerine odaklanarak ve ona bir değer atfederek işliyorlar.” (Apple, 2004: 222). Böylece, bu öğrencilerin, eninde sonunda Brezilya tarihini, “yüksek statülü kültürleri”, dünya tarihini öğrenecekleri, ancak bunlara farklı bir açıdan bakacakları, diğer konuları öğrenmek uğruna kendi kültürlerini unutmayacakları belirtilmektedir. Öğrenciler, Afrika kökenli geleneklerini de öğreniyorlar. Apple’a göre bu deneyim, dışlananların eğitim programına sokulması önerilen çokkültürlülüğün sınırlı formlarını aşmaktadır. “Bilginin nereden kaynaklandığına ilişkin bu yeni model sadece ‘etnik bilgiyi’ içermekle kalmıyor, aynı zamanda tartışmanın odağını mülksüzlerin yaşanmış deneyimlerine kaydırarak yeni bir ‘resmî bilgi’ formunu inşa etmeyi hedefliyor.” (Apple, 2004: 223).
¹ Porto Alegre, Brezilya’nın güneyindeki Rio Grande do Sul Eyaletinin başkentidir. 1989’dan itibaren İşçi Partisi’nin başkanlık ettiği bir dizi sol partinin koalisyonu tarafından yürütülen “Halk Yönetimi”, yeni bir yaşamın temellerini oluşturmak ve devletle toplum arasında toplumsal etkinlik ve yurttaşlık bilincini yepyeni bir sisteme oturtan yeni bir sözleşme gerçekleştirmek gibi amaçlarla oluştu. Kamu kaynaklarının kullanımının birlikte planlanması ve uygulamanın denetlenmesi süreçlerini içeren katılımcı bütçe uygulamasıyla demokrasiyi deneyimleyen, özellikle kentin yoksullaştırılmış kesimlerini sürece katan bir uygulamadır (Apple, 2004: 199-241).)
(…) ”
(…) ”
Kaynak:
Eğitim Sen Yayınları/Mart 2005, Birinci Cilt,sf.194-196
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010




Son Yorumlar