Anadolu Folkloruna Dair-11(Ağıtlar-1) / Murat Özhan
Anadolu Folkloruna Dair-11(Ağıtlar-1) / Murat Özhan
“Sebep ne gözden akan kanlı yaşa / Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm” diyen Karacaoğlan, aslında bilip de bilmezden geldiği (tecahüli arif ) gözden akan kanlı yaşın sebebini sorarken cevabını da hemen sonraki dizede veriyor. Ayrılık, yoksulluk ve o gaddar ölümün ürpertici yalımı, her an ense kökümüzde kendini hissettiriyor.
Ölüm, bin yıllardan bu yana insanoğlunun derinden sarsılmasına yol açmış, elini kolunu bağlamış, en katı, en acımasız, en çözümsüz, en belirsiz gerçeği belki de. Ölümün bilgisini kendi üzerimizde sınayamayış, bu çözümsüzlüğü ve belirsizliği daha bir katmerleştirirken ölümden duyulan korku da buna koşut olarak ilerliyor. Ölümden korkmanın yegane sebebi bu olmalı..
Ölümün biz yaşayanlardan çekip aldıklarına karşı, sevgimizi, bağlılığımızı, paylaşımlarımızı ifade etmek için minnettarlığımızı belirten sözler söyleriz. Aslında o insanla ilgili ne söylense eksiktir bir yanıyla. Fazla söze ne hacet.. Çünkü o, artık somut varlığıyla aramızda yoktur ve bir daha gelmemek üzere gitmiştir. Bunun bilgisine yani “gidip de gelmeme” bilgisine sahip olmak ise yüreği kor haline getiriyor. Ölüm nedeni çok farklı da olsa ölüm karşısındaki acziyet ve acının varlığı hep aynıdır.
Ölüm karşısındaki çaresizlik ve sancı, Anadolu’muzda olduğu gibi tüm dünya halklarında ağıtlar yoluyla dile getirilir. Ağıtlar, ölenin arkasından, ağıtçı (ölenin akrabası, eşi, dostu) tarafından söylenen ezgili şiirlerdir. Ölenin yapıp ettiklerini, kişilik özelliklerini ortaya koyan anıtsal yaratılardır. Ölen, artık ağıtta yaşamaktadır. Öte yandan, ölene dair, sevdiklerince o güne kadar söylenemeyenler dile getirilirken aslında bir bakıma yaşayanlar açısından da bir iç sağaltım gerçekleştirilmiş olur. Bu vesileyle, yüreklerin kıyısında kalanlar, dışa vurulur. Ama zamanında söylenmeyip de ertelenmiş olanların o an yahut daha sonra dile getirilişi, ağıt yakanın bir iç ezikliğini de beraberinde getirir.
Toplumların davranış kalıplarını, değer yargılarını, neleri önemsediklerini kısaca yaşama biçimlerini bu tür yaratılardan sezmek ve öğrenmek mümkün.
Ölüm ve sonrasında söylenen ağıda dair sözlerime son verirken, bu minvalde köy kavgasında ölenler ile ilgili bir ağıt örneğini sonraki yazıda aktaracağım..
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 11 February 2012



Son Yorumlar