Anadolu Folkloruna Dair-12(Ağıtlar-2)
Anadolu Folkloruna Dair-12(Ağıtlar-2)
Köy kavgasında ölenler ile ilgili bu ağıt ve hikâyesi, Ahmet Z.Özdemir’in hazırladığı “Öyküleriyle Ağıtlar” adlı kitaptan alınmış(1) olup ağıttaki ağız özelliklerine hiç dokunulmamıştır.
Türkmen Ali’nin Oğullarının Ağıdı
Avşar’ın Yozgat-Bozok sürgünü sırasında Türkmen Ali ve oğulları daha Sarız’dan ayrılmamıştı. İşte bu sırada Tecirli Türkmenleri bir gece Türkmen Ali’nin büyükbaş hayvan sürüsünü sürüp kaçırıyor. Buna kovgun denirdi.(2)
Bir gün sonra, hayvanlarının kaçırıldığını duyan Türkmen Ali’nin çocuklarından üçü (Ömer, Osman, Aslan) Tecirlilerin peşine takılıyor.
Tıpkı filmlerdeki gibi zorlu bir kovalamaca… Tecirliler Ceyhan Nehri’ni geçerken Türkmen Ali’nin oğullarının üçü de yetişiyor. Hemen atlarıyla nehre dalıyorlar, nehrin tam orta yerinde hayvan sürüsünü döndürmeyi başarıyorlar. Ancak, nehrin karşı tarafında pusu kuran 40-50 Tecirli çakmaklı tüfeklerle Türkmen Ali’nin oğullarının üçünü de suyun içinde vuruyor.
Kanlar içinde cenazeler Sarız’a getirildiğinde vakit ikindi-akşam üzeriydi. Tüm çadırdakiler toplanmış ağlaşıyorlardı. Fakat illa da kız kardeşi Hatice(Haçça) Hatun bir başka türlü ağlıyordu. Hatice Hatun akşama değin ağıt yaktı, sesi kısılıp sustuğu zaman güneş doğmak üzereydi.
İşte Hatice Hatun’un söylediklerinden bugüne kalanlar:
Söyleyen: Kız kardeşleri Haçça Hatun.
Omar, Osman kardeşlerim
Gitmez burada kışlarım
Omar’ımın al atını
Osman’ıma bağışlarım
Akşamınan bir yel esti
Çıktım yellik bağlamaya
Omar d’ölük, Osman d’ölük
Arlanıyom ağlamaya
Üleş geldi düzüm düzüm
Alayından Osman uzun
Ocak başlarından yırak
Şu da bizim, şu da bizim
Bucakta taban eğrisi
Enmez Doru’nun sağrısı
Üç kardeşim birden ölük
Dayanamıyom doğrusu
Bucakta taban kılıcı
Ciğerime battı ucu
İk’ elimde iki efe
Ne zaman sabah olucu
Bir elinde yanıl alma
Bir elinde kanlı salma
Kadanı alıyım senin
Sarıl da özneni salma
Şu yatana Aslan derler
Şu yatana Osman derler
Öksüz Haçça yaslan derler
Yaslanırım kardeşlerim
Sağ yan üleş, sol yan üleş
Kardeşler uykuya döleş
Katarlanmış kanlı üleş
En başında Boz Omar’ım
Omar almıyor amandan
Kayfesi gelir Yemen’den
Değirmeni taş kestirir
Örtülü, Söbeçimen’den
Eli ivir ivir işli
Her işleri heril başlı
Var kardeşin gelinleri
Güvel ördek yürüyüşlü
Kaynak:
Mehmet Veziroğlu- 1328- Dayıoluk- Sarız
Hasan Gürbüz- 1930- Sarız
Nuri Sezgin- 1329- Karamanlı- Pınarbaşı
Mehmet Eroğlu- 1927- Sarız
Açıklamalar:
2. dörtlükte/ akşamınan: akşam ile, akşamleyin ; yellik: çadıra bağlı olarak, çadırla toprak arasındaki parça, çadır havalandırılmak istendiğinde bu parça açılır, fazla yel estiğinde kapatılır ; Omar d’ölük: Ömer de ölmüş.
3. dörtlükte/ üleş: leş, burada ceset ; alayı: hepsi ; yırak: ırak, uzak
4. dörtlükte/ bucak: evin(odanın) baş köşesinin karşısı, odanın evin kapıdan tarafı ; taban eğrisi: enli eğri kılıç ; sağrı: hayvanın beli ile kuyruğu arasındaki dolgun ve yuvarlakça yer ; enmez: inmez ; doru: at rengi
5. dörtlükte/ taban kılıcı: enli keskin kılıcı ; ik’ elimde: iki elimde ; efe: fes, festeki püskül ; olucu: olacak
6. dörtlükte/ yanıl alma: bir yanı kırmızı, bir yanı yeşil renkteki elma
7. dörtlükte/ özne: güveyı
8. dörtlükte/ döleşmek: iyice rahatlamak
9. dörtlükte/ kayfe: kahve ; Örtülü, Söbeçimen: Sarız’ın köyleri
10. dörtlükte/ ivir ivir işli: ince işli ; heril: ipek
———-
(1)Ahmet Z. Özdemir, Öyküleriyle Ağıtlar, 66 Nolu Ağıt, Kültür Bakanlığı Yayınları, Birinci Baskı, Ankara, 1994
(2)Kemal Sadık Göğceli (Yaşar Kemal) bu ağıdı yanlış ve eksik derlenmiştir. Ağıtta konu edilen Türkmen Ali’yi Cerit aşiretinden göstermiştir. Türkmen Ali’nin torunları bugün Sarız’da oturmaktadır. Türkmen Ali, Avşar’dır. Sonra K.S. Göğceli “kovun” diyor. Doğrusu “kovgun”dur. İşin gerçeği halk da “kovun” demez. Demek ki, yayladan Çukurova’ya gidenler ağıdı eksik ve yanlış aktarmışlardır.
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 09 September 2010



Son Yorumlar