Toplam okunma 1.015
ana sayfa > folklor > Anadolu Folkloruna Dair-1(Maniler)

Anadolu Folkloruna Dair-1(Maniler)

Perşembe, 03 Tem 2008 yorum ekle Go to comments

Murat ÖZHAN

Sanırım bu denemeyi okumaya niyetlenen okurlar yazı başlığına bakıp şimdi yörelerimizin halk oyunlarından, gösterilerinden bahsedileceğini düşünmüştür. Oysa yıllardan beri, halk oyunları ile folklor kavramları birbirinin yerine kullanılarak özdeş sayılmış. Belki de bu yanlış anlama, folklorun halk oyunlarını da kapsayan oldukça geniş bir anlamının olmasından kaynaklanıyor.

Folklor, köken olarak İngilizcedeki folk(halk) ve lore(bilim) sözcüklerinin birleşerek yeni bir kavramı dolayısıyla da yeni bir uğraş alanını karşılaması ile ortaya çıkmıştır. Bir ulusun, bir halkın yarattığı masallardan tutalım da nakış nakış işlediği kilimlere, selamlaşmalara kadar her türlü manevi ve maddi kültür ürününü içine alan ve adına halk kültürü, halkbilimi denen bu alana ait değerlerin ülkemizde, yüz yıllık bir mazisi var. Cumhuriyetin ilanından sonra, halk kültür ürünlerinin bilimsel bir yaklaşımla derlenmesine inanılmaz ölçüde hız verilmiş, bu alanda büyük bir özveri ile çalışan saygıdeğer bilim adamaları ve gönüllü kişilerce halkımızın kültür gömüsü, gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır.

Bir folklor ürünü şu kıstasları bağrında taşımalıdır:
1-Sözlü geleneğe ait olma (Gerçi şu anda yazılı kültürün içinde doğup büyüsek bile, bu, sözlü kültürün ötelendiği anlamına gelmez daha doğrusu gelemez. Günlük deneyimlerimizden biliyoruz ki yazı her şey değildir…)
2-Anonimlik
3-Varyantlaşma/Çeşitlenme

Folklor ürünlerinin “insan” dışındaki özelliklerine değinirken kuşkusuz ki bu ürünleri yaratan, yayan ve yaşatanları (kısaca 3Y) gözden ırak tutmamalı. Her ne kadar günümüz içre çıkarlar dünyasında hak ettiği değeri görmüyorsa da, o insan ki, alemin gözbebeğidir, yaratan ve üretendir. O halde her şey insan için ve insana dair olmalıdır (Kuşkusuz ki, son cümlelerim, bir temenniden ibaret olsa da, sevgili Nazım’ın şu dizelerine göndermede bulunmadan edemeyeceğim: {…Öfkeden ağlanasıya sersem/Gaddarcasına bedbahtız/Fakat asla umutsuz değil.} ).

Bu kısa girizgahtan sonra, bu başlık altında, gücüm yettiğince, dilim döndüğünce folklora dair kimi zaman kendi derlediklerimden örnekler sunarken kimi zaman da çok değerli çalışmalardan kendimce beğendiğim ürünler sergilemeye çalışacağım.

Fikret Memişoğlu tarafından hazırlanan ve türkülerin makamlarıyla verildiği “Harput Ahengi” adlı kitaptan birkaç mani örneği:

1
Yarım aydır, yarım aydır
On beş gün, yarım aydır
Gökteki ayı nedem
Karşımda yarım, aydır
2
O da senin, o da senin
Kurulmuş oda senin
Bir kuru cana kaldım
Dilersen o da senin
3
Budala, budala
Bülbül konmuş bu dala
Olmuşum yar delisi
Bana derler budala
4
Yanan yar, yanan yar
Tutuşan yar, yanan yar
Koyma el umudunda
Götür beni yan’an yar
5
Yar içerden, yar içerden
Kes bağrım, yar, içerden
Gözüm kapıda kaldı
Çıkmadı yar içerden

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 11 February 2012

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları