Toplam okunma 4.316
ana sayfa > güncel > Aborjin Duası

Aborjin Duası

Pazartesi, 22 Eyl 2008 yorum ekle Go to comments

Yaşanan tüm kirliliklere,çarpıklık ve duyarsızlıklara,kapitalist sistem demagoglarının sürekli avaz avaz bağırdıkları “Başka bir dünya mümkün değil.” sözlerine inat,dünyanın bir başka ucundan tüm insani yönleriyle seslenen Aborjinlere kulak verelim ve ibret alınası şu sözlerini yüreklerimize işleyelim.

Aborjin duası. Her şey yeterli olsun! Seni ayakta tutmaya yetecek kadar güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni diliyorum. Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana yetecek kadar güneş diliyorum. Güneşi daha çok sevmene yetecek kadar yağmur diliyorum. Ruhunu canlı tutmaya yetecek kadar mutluluk diliyorum. Yaşamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüş gibi algılanmasına yetecek kadar acı diliyorum. İsteklerini tatmin etmeye yetecek kadar kazanç diliyorum. sahip olduğun her şeyi takdir etmene yetecek kadar kayıp diliyorum. Son “elveda”yı atlatmana yetecek kadar “merhaba” diliyorum.

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 10 February 2012

Categories: güncel Tags:
  1. nehiro
    Salı, 23 Eyl 2008 zamanında 12:46 | #1

    sevgili beyrek paylaştığın “aborjin duası” için teşekkürler…
    Herkesin okuması, hemde belki her sabah okuması gerekir.
    Çünkü İnsanlar bedbin ve ümitsiz, genelde yalnızlıktan yakınıyorlar, anlaşılmamaktan, adam yerine konmamaktan…..
    Güneşin gecikeceğinden, belki hiç gelmeyeceğinden, görmeye ömürlerinin yetmeyeceğinden korkuyorlar.
    Bu noktada aklıma Campenella’nın “Güneş ülkesi” geliyor…
    İlk kitabını 22′sinde yazmış, büyücülükle suçlanmış, engizisyon zindanlarında sivri kazıklarda sallandırılmıştı.
    Rahipler nedamet getirmesini istedikçe o, atıldığı kör çukurdan “Ben, doğacak yeni sabahların çan sesiyim” diye haykırmıştı inatla…
    Ve o karanlıktan insanlığa, zorbalığın kardeşlikle yer değiştirdiği “Güneş Ülkesi” ütopyasını hediye etmişti.

    Bizler de tam da şimdilerde bir kıştan arta kalan bu bulutu gri sabahları, bu ışıksız suratları, yazdığımız yılgın satırları söküp atacak bir güneşin eninde sonunda geleceğine inanıyorsak…
    Nasıl sabahları, göz kapaklarımızda onun ılık busesiyle uyanmayı, başucumuzda alevden saçlarıyla okşanmayı, tenimizde sıcak temasıyla sarmalanmayı özlüyorsak…
    Nasıl bizi sevdalı meltemlerin sırtına atıp aydınlık diyarlara taşısın istiyorsak…

    İşte öylesine bir inançla özlüyor, istiyor, bekliyoruz zorbalığın tahtına, kardeşliği oturtacak “Güneş Ülkesi”ni…
    ve merhabalarımızın çoğalmasını…
    Sevgiler paylaşımına teşekkürler…

  2. beyrek
    Salı, 23 Eyl 2008 zamanında 15:19 | #2

    Teşekkür ediyorum nehiro bu şiirsel yorumun için.

    Burada aslında bir mesaj vermek istemiştim.Salt yaşayış biçimlerinden,kültürlerinden ötürü,dünyanın “öteki” ucunda yaşayan ve ilkel,yaban,vahşi,hayvan gibi nitelemelerle hakir görülen bu kabile insanları,sanıyorum bize büyük bir insanlık dersi veriyorlar.Dünyadaki hemen hemen tüm yerli halkları,kabileleri yerlerinden,yurtların eden,katliamlar yapan,ayrımcılığa tabi tutan “gelişmiş” uluslar mı “uygar”? Yoksa yerlilere,bu reva gördükleri eylemleriyle asıl yabanıllığı,vahşiliği sonuna dek gerçekleştiren ve adına uygar denen uluslar mıdır vahşiler?

    Egosuna yenik düşmüş “çağdaş” dünya insanının,kent kültürüyle yetişmiş bireyin,bu yerli kabile insanının tüm saflığı,doğallığı ve insaniliğinden ders alması gerekiyor.
    Çünkü bu insanlık dersine çok ihtiyacımız var.

    Sevgilerle..

  3. Kasımpatı
    Salı, 23 Eyl 2008 zamanında 15:26 | #3

    Merhaba beyrek,
    Paylaşım inanılmaz güzel,insani mesajlar veriyor her zamanki gibi.
    ”Aborjin”deyince yıllar önce okuduğu bir kitaptan etkilenip ailesinden gizlice Avusrtralya’ya kaçma planı yapıp yola çıkan bir çocuk gelir aklıma hep.
    Haber bültenlerini ve gazeteleri epeyce bir meşgul etmişti hatırlarsın.
    Şimdi insan çocuk kalbiyle etkilenip de ömrünün sonuna kadar onlardan biri olmaya ve ilkel şartlarda yaşamaya net bir şekilde karar vermiş bu çocuğa kızabilir mi? Tam tersine garip bir üzüntüyle olumlar.
    Acaba teknoloji midir bizi her türlü insani duygudan arındıran,duyarsızlaştıran,yozlaştıran?Yoksa azla yetinmeyi bilmemek mi? Maddi manevi hep karşıdan beklemek,sürekli beklenti içinde olmak,bulamadığı an kırılmak,katılaşmak,verici olmamak,bencillikte arşa çıkmak,kendine gelince dipsiz kör kuyulara benzemek..
    Bizi bizden ve insanlıktan edenler bunlar..
    Aborjinlere hayran olmamak elde değil,mutluluğu bile yetecek kadar istemeleri ve en küçük zevkleri büyükmüş gibi algılamaya yetecek acı dilemeleri inanılmaz..
    Onlar çok mutludurlar bence ve kesinlikle ömürleri de uzundur.
    Hocam,güzel mesajlar aldık sayende..Paylaşım çok güzel çünkü..
    Teşekkür ve segilerimle..

  4. halkın günlüğü
    Salı, 23 Eyl 2008 zamanında 15:30 | #4

    “Başka bir dünya mümkün..” sözü bana sadece bir temenniler yumağını hatırlatıyor, salt bununla da kalıyor gibi..

    Ama Aborjinler, zaten bütün var olan ‘teknolojik’, ‘çağdaş-uygar’ ve sözüm ona ‘gelişmiş’ dünyayı alt etmiş sözü edilen “dua”yla..

    Bence bu duayı ilahiyatçılarımıza da okutmalı!

    Paylaşımın için teşekkürler.

  5. beyrek
    Salı, 23 Eyl 2008 zamanında 15:43 | #5

    Sevgili kasımpatı ve halkın günlüğü,

    Harfiyen,dediklerinizin altına imzamı atıyorum.Yorumlarınız için teşekkür ederken ruhunuzu her daim canlı kılmaya yetecek mutluluklar diliyorum ben de.

    Sevgilerle..

  6. Dunno
    Perşembe, 03 Eyl 2009 zamanında 22:50 | #6

    Burada bir çok yorum var. Şöyle bir bakın derim ben yazılara. “Hangisi Aborjinlerin yaşam tarzı kadar gösterişsiz !!??”

  7. Perşembe, 03 Eyl 2009 zamanında 23:24 | #7

    İçinizi gıdıklayan bir durum mu var bu yazılanlarda? Neyse, nereye takıldıysanız açıkça söyleseydiniz keşke. Kimin hangi yorumunda nasıl bir nahoş yan var acaba?

    Hiç değilse sizinki gibi içerikten yoksun değil.. Şu yazdığınız yorumun iler tutar bir yanı var mı ? Aborjinlere dair varsa söyleyeceğiniz buyrun.

     

  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları