Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Yaşananlar / Murat Özhan
Çin’de yaşanan gelişmeler, hemen öncesinde komşumuz İran’da seçimler vesilesiyle çıkan çalkantılar, tüm dünya tarafından kaygıyla(!) izlendi ve izleniyor. İran’ın yer altı zenginlikleri ABD ve Batı kapitalizminin iştahını epey kabartırken öte yandan da Çin’in ucuz emek gücü ile dünyaya meydan okuması, Batı emperyalizminin gözünü korkutuyor. Hem İran hem Çin’deki olayları analiz ederken bu argümanları kesinlikle gözden ırak tutmamak gerekiyor.
Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de, resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara göre yüz kırk kişinin öldüğü belirtilirken resmi olmayan açıklamalar bu sayının beş yüze kadar çıktığı yönünde. Hemen hemen tüm iletişim yollarının Çin devleti tarafından bertaraf edilmesi, sağlıklı bilgi akışını engelliyor.
Sorun yahut gerekçe ne olursa olsun bir insanın öldürülmesini haklı çıkaramaz. Çünkü ölüm gerçeğinden hareketle yaşamı kurmak mümkün değil. Dün Filistin’deki insanlık dramı bugün Sincan Özerk Bölgesi’nde yaşanıyor ne yazık ki. Uygur halkına yapılan vahşetin sorumlusunun Komünist Çin’in olduğu kara propagandasını pervasızca dile getirmekten imtina etmiyor bazı basın ve yayın organları. Oysaki bugünkü Çin’in, kapitalizmin en katı kurallarının acımasızca uygulandığı ülkelerden biri olduğunu sağır sultanlar bile duymuşken böyle davranmalarının altında yatan nedeni iyi sorgulamak kaçınılmaz görünüyor. Şu iyi biline ki Uygur’da yaşanan bu barbarlığın sorumlusu vahşi kapitalizmdir. Bunun lamı cimi yok..
Orada can veren insanların ne Müslüman ne de Türk olması vicdanları sızlatmaktadır. Bunların da ötesinde ve üzerinde salt insan olmalarıdır, vicdanları sızlatan. Dünyanın neresinde, hangi kıyısında, hangi ücra köşesinde, hangi din, dil ve ırka mensup olursa olsun, bir insanlık ayıbı, insanlık dramı yaşanır da kendinizi ora insanının yerine koyup acılarını kendi acınız gibi hissetmezseniz, ne kadar insanlıktan, insan haklarından dem vursanız da lafı güzaftan öteye geçmeyecektir ne yazık ki.
Bugün 3 kez okundu. Son okunma tarihi, 11 February 2012



Son Yorumlar