Toplam okunma 1.461
ana sayfa > halk şiiri > Kaygusuz Abdal, Kaplu Kaplu Bağalar

Kaygusuz Abdal, Kaplu Kaplu Bağalar

Cumartesi, 15 May 2010 yorum ekle Go to comments

Öndeyiş / Murat Özhan

Kaygusuz Abdal’ın “Kaplu Kaplu Bağalar” adını verdiğim bu şiiri vesilesiyle hakkında birkaç söz söylemeden geçmek haksızlık olur.

Alevî-Bektaşî halk edebiyatının kurucusu olarak gösterilen Kaygusuz Abdal (Kaygusuz Sultan), şiirlerinde mizaha, “saçma”ya kadar varan sayıklamalara, sofuları taşlayan sözlere yer vermiş, her ne kadar Yunus Emre’ye öykünse de(ki bu kötü bir fiil değil, çünkü kendi çizgisini, kendi sesini bulabilmesi için, kendinden önceki şairleri okumalıdır bir şair), kendine özgü bir dil ve üslup yaratmayı başarmış önemli bir şairdi.

Onun şiirlerini bugün hâlâ okuyor isek, yüzyıllara meydan okuyan bu şaire de takdirlerimizi sunmaktan imtina etmemeliyiz. Gerçi şiirlerinde Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalara yer vermiş olsa da, bir Divan edebiyatı şairininki gibi külliyen anlaşılmaz değildir. Örneğin, şu dörtlüğüne bu açıdan bakalım: “Fil yükün karıncaya / Yükletme çekebilmez / Lâ’l ü gevher kıymetin / Umma seng-i hâreden” Dörtlüğün gelişinden, bilhassa ilk iki dizeden hareketle, az çok ne dediğini kestirmek mümkün. Son iki dize için şu söylenebilir: Doğada az bulunan kıymetli taşları, çok parlak ışıklar saçan adi taşlarla karıştırma.

Şiirlerinde kullandığı sözcüklere bakarak oldukça zengin bir sözdağarının bulunduğunu da belirtmek gerek. Aruz vezni ile de şiirler yazan şairimiz, büyük ihtimalle iyi bir öğrenim görmüş.

Şiirlerinde tasavvufu işleyen Kaygusuz Abdal’ın 14.yüzyılın sonu ile 15.yüzyılın başlarında yaşadığı Fuat Köprülü tarafından belirtilmiştir.

Kaplu Kaplu Bağalar*

Kaplu kaplu bağalar
Kanatlanmış uçmağa
Kertenkele derilmiş
Diler Kırım geçmeğe

Kelebek ok yay almış
Ava şikâra çıkmış
Tonuzları korkudur
Ayuları kaçmağa

Kazzaza balta koydum
Çervişin deremezem
Çuval çayırda gezer
Seğirdüben kaçmağa

Ergene’nin köprüsü
Susuzluktan bunalmış
Edirne minaresi
Eğilmiş su içmeğe

Allahımın dağında
Üçbin balık kışlamış
Susuzluktan bunalmış
Kanlı ister göçmeğe

Leylek koduk doğurmuş
Ovada zurna çalar
Balık kavağa çıkmış
Söğüt dalın biçmeğe

Kelebek buğday ekmiş
Manisa ovasına
Sivrisinek derilmiş
Irgad olup biçmeğe

Bir sinek bir devenin
Çekmiş budun koparmış
Salınuban seğirdir
Bir yâr ister koçmağa

Bir aksacık karınca
Kırk batman tuz yüklemiş
Gâh yorgalar gâh seker
Şehre gider satmağa

Tonuz düğün eylemiş
Ayuya kızın vermiş
Maymun sındı getirmiş
Kaftan gönlek biçmeğe

Deve hamama girmiş
Dana dellâllık eder
Susığrı natır olmuş
Nöbet ister çıkmağa

Kaygusuz’un sözleri
Hindistan’ın kozları
Bunca yalan söyledin
Girer misin uçmağa

Kaygusuz Abdal

Kaplu bağa: kaplumbağa / derilmek: toplanmak / şikâr: av / tonuz: domuz / ayu: ayı / kazzaz: ibrişim büken, ip yapan / çerviş: yemekteki yağ / dermek: toplamak / seğidiben: seğirterek / kanlı: kağnı / koduk: sıpa / salınıban : salınarak / koçmak: sarılmak / yâr: sevgili / yorgalamak: rahvan gitmek (binicisini sarsmadan giden at için söylenir) / sındı: makas / gönlek: gömlek / susığrı: su sığırı, manda / koz: ceviz / uçmak: cennet / natır: hamamda müşterileri yıkayan ya da keseleyen kimse (kadınlar için) / dellâk: tellâk, aynı işi yapan kimse (erkekler için)

Kaynaklar:
*Bir Aksacık Karınca, Şiir Atlası, s.15-17, Hazırlayan: Erdal Alova, Yapı Kredi Yayınları, Birinci Baskı, Mayıs 1992, İstanbul
100 Ünlü Türk Eseri, Cilt 1, Hazırlayan: Tahir Alangu, Milliyet Yayınları, Birinci Baskı, Ocak 1974

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 11 February 2012

  1. Cumartesi, 15 May 2010 zamanında 13:07 | #1

    Teşekkürler, selamlar.

  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları