arşiv

‘biyografi’ kategorisi için arşiv

Nâzım Hikmet ve Pablo Neruda’ya Dair Bir Enstantane

Cuma, 05 Haz 2009 yorum yok

3 Haziran 63… 3 Haziran 2009…
Nâzım Hikmet’in 46. Ölüm Yıldönümü Anısına Sevgi ve Minnettarlıkla…

Nâzım Hikmet ve Pablo Neruda’ya Dair Bir Enstantane

topraktan, ateşten ve demirden
hayatı yaratanların
şairiyim ben.

Radi Fiş(1), Nâzım Hikmet’in Pablo Neruda ile ilk kez 1951 yılında Berlin Gençlik Festivali’nde tanıştıklarını, Nâzım’ın da Pablo Neruda’nın şiirlerini bizzat onun ağzından dinleyeceğini aktardıktan şöyle devam eder:

devamını oku…

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010

Gürül Gürül Akan Bir Nehir: Nâzım Hikmet / Murat Özhan

Perşembe, 04 Haz 2009 1 yorum

3 Haziran 63… 3 Haziran 2009…
Nâzım Hikmet’in 46. ölüm yıldönümü anısına sevgi ve minnettarlıkla…

Gürül Gürül Akan Bir Nehir: Nâzım Hikmet / Murat Özhan

İki şey var ancak ölümle unutulur
Anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü

Nâzım Hikmet’i, Türkiye’nin ve tüm insanlığın şairini, sonsuzluğa uğurlayışımızın 46.yıldönümünde bir kez daha özlemle anıyoruz.

devamını oku…

Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

Sağlam Bir Duruşun Simgesi: Tevfik Fikret

Salı, 23 Ara 2008 yorum yok

Murat ÖZHAN

SAĞLAM BİR DURUŞUN SİMGESİ: TEVFİK FİKRET

Politik bir tavrı olmayan Servet-i Fünun edebi hareketi içinden aykırı çizgisiyle sıyrılarak hemen göze çarpan,direniş ve mücadele ruhunu,özgürlük ateşini gelecek kuşaklara aşılayarak ve zihinlerimize kazıyarak edebiyatımızda unutulmazlar arasında yer almayı fazlasıyla hak etmiş bir şair Tevfik Fikret.

devamını oku…

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

Devrimin Yüzü: “Che”

Pazar, 12 Eki 2008 2 yorum
Radikal2 – İstanbul
12 Ekim 2008, Pazar

Bugünün eşitsizlik ve haksızlık dünyasının karşısına, göğsünde “Che”nin ölümsüz suretiyle çıkan bir genç 20. yüzyılın son büyük devrimci dalgasıyla özdeşleşen insanın hatırasının kendisini 21. yüzyılın gelmekte olan ilk büyük devrimci dalgasına bağladığını, bilmese de hissediyor… “Che” devrimin yüzü, gençler bu yüzü seviyor! Aradan kırk bir yıl geçti. Ernesto “Che” Guevara’yı Bolivya’nın Santa Cruz ilinin, La Higuera kasabasındaki ilkokulda kurşuna dizdirenler, geriye bir kırıntısı bile kalmasın diye ölüsünü gizli bir mezara gömseler, onun ayak izlerini takip edeceklere ibret olsun diye 1960′lar sonu dünyasına, morgdaki görüntülerini yaysalar da, tarih başka türkü tecelli etti işte…

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 27 July 2010

Categories: biyografi Tags:

Erdal Eren’in Anısına

Cuma, 12 Eyl 2008 3 yorum
12 Eylül darbesi. Zihinlerimizde derin acılar ve gözyaşları bırakan bir günün simgesi. Öyle ki 12 Eylül’ün toplum üzerinde yarattığı tahribat söze sığmaz. Erdal Eren gibi darağacında asılanlar, binlerce gözaltı, demokratik kitle örgütlerinin kapatılması, ifade özgürlüğünün yasaklanması… Sonuçta geldiğimiz nokta burası işte.

Kendi hakkını bile aramaktan yoksun, bırakalım “hak hukuk”u, kendinin bile farkında olmadan oradan oraya savrulup giden nice insanlar yetişti, 12 Eylül kültürüyle yatıp kalktı. Ben 12 Eylül’ün yarattığı tahribatı anlatmaktan ziyade, yaşamının baharında, 17 yaşında idam edilen sevgili Erdal Eren’e dair Savaş Ay’ın bir yazısını yayımlamak istiyorum.

Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 29 July 2010

Categories: biyografi Tags: ,

Mahmud Derviş Öldü

Çarşamba, 13 Ağu 2008 yorum yok

Filistin’in yıllarca sürgünde yaşayan şairi Mahmud Derviş yaşama veda etti.Filistin halkının mücadelesinde oldukça önemli bir yeri vardı Mahmud Derviş’in.O,sürgünde yaşasa da Filistin halkı Derviş’i bağrına basarak ona verdiği değeri her fırsatta göstermişti.Dünya şairleri arasında yer alan Mahmud Derviş’in anısı önünde saygıyla eğilirken aşağıya Borges Defteri’nden alıntıladığım bir konuşmasını aktarıyorum..

“Vatanımın bu kanlı baharında hepinize hoş geldiniz diyorum, sizleri burada ağırlamaktan onur duyarak. Bu topraklar daha önce iki şeyle meşhurdu: Aşk ve Huzur!

devamını oku…

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010

Nâzım Hâlâ Yaşıyor

Cuma, 27 Haz 2008 yorum yok

Herhalde dünyanın en zor işi, aramızdan ayrılanlar için yazmaktır, belki de bir cehennem azabıdır kim bilir… Onlar için artık elimizden bir şey gelmese de onların ürettiklerinden arkada kalanlara ne çok şey var oysaki..
Hasan Hüseyin Korkmazgil’in “Haziranda Ölmek Zor” şiiri Grup Yorum’un sesiyle kulaklarımda yankılanıyor gözeneklerime işlercesine :
3 Haziran 63…
Nazım Hikmet’i ölümünün 45.yıldönümünde bir kez daha andık .. Türkiye’nin ve insanlığın büyük şairi. Aslında onun, ”büyük” şair nitelemesine de ihtiyacı yok. Şayet bugün Nazım’ı hâlâ okuyor ve okutuyorsak, o, dimdik ayakta ve eserleriyle yaşıyor, şüphesiz ki insanlık adına yaşamaya da devam edecek .
Pablo Neruda, Isla Negra’da yaşadığı evin tavanına, adını kazıdığı Nazım için şunları söylüyor:

Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 27 July 2010

Bekir Yıldız

Pazartesi, 23 Haz 2008 yorum yok

Edebiyatımızda halkın acılarını, özlemlerini, yaşam kavgasını, gelenek ve göreneklerin acımasızlığını, Almanya’daki Anadolu insanının ezilişini, sömürülüşünü kendine özgü üslubuyla işleyen bir öykücüydü BEKİR YILDIZ. Ne var ki, edebiyatımızda onun hak ettiği yeri yeteri kadar bulmadığına inanıyorum. Hele hele yeni yetişen kuşaklar, bu yazarımızdan külliyen habersiz. Bunda kuşkusuz ki biz yetişkinlerin ve eleştirmenlerin de payı var.
Yazar, öykülerinde kısa cümleler kurarak akıcı Türkçesiyle, okuyanları hemen kendi çekim merkezine alabiliyor. Özellikle çarpıcı ve beklenmedik bir şekilde bitirdiği öyküleriyle insanı allak bullak ediyor.

Yazarın okuduğum öykülerinden beğendiklerim:

Sahipsizler kitabında: “Bahtiyar Amele” adlı öykü

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları