“Çocuk Şiirleri” mi, “Şiirde Çocuk” mu? / A.Murat Özhan
“Çocuk” diye nitelendirdiğimiz varlıklar, bizim için, herhangi bir “şey”le kıyaslanmayacak derecede önemlidir. Çünkü çocuk, “devamlılığı” sağlayan bir köprü işlevi görür aynı zamanda. Dünya üzerindeki ilkelinden gelişmişine tüm toplumların çocuğu el üstünde tutmalarının altında yatan sebep budur.
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Yaşamın olağan akışı içinde hemen herkes kendince (aslında toplumca benimsenen) benimsediği yahut alıştığı davranış periyotlarını sergiler. Toplumun kabullerinin dışında farklı bir hareket tarzıyla ortaya çıkan bir birey ise derhal aforoz edilir.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
En olgun metin, en kısa yoldan ifade edilmiş olandır.
Borges
Dilin savrukça kullanılışına her geçen gün tanık oluyoruz. Basında okuyor ve görsel iletişim araçlarında izliyoruz. Pop kültür, popüler kültür adına yaratılan yozlaşma diz boyu. Öyle ki kitle iletişim araçları da bu işe tuz biber ekiyor. İnsanların evlerine kadar girerek zihin tahribatı yapmakla bire bir bu araçlar. Bunu da gayet iyi başarıyorlar.
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Yaşadığımız şu son süreçte oldukça yoğun bir şekilde bilinçli yahut bilinçsiz bir taklitçilik akımına kapılmış gidiyoruz. Aslında, yaklaşık iki yüz yıllık bir süreci kapsayan bu taklitçilik akımı, hem bir zihin hem de dil kirlenmesine yol açmıştır ne yazık ki. Bunu ister istemez dil, düşünceyi; düşünce, dili etkiler tezini göz önünde bulundurarak ileri sürüyorum. Çünkü dil ve düşünce, birbirinden bağımsız gibi görünse de, birinin varlığı diğerine bağlıdır.
devamını oku…
Bugün 3 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Mizahın Gücü / Murat Özhan
Shakespeare, mizah, zekâdan kaynaklanan bir oyundur(1) derken mizahın ne denli güçlü bir yapı olduğunu vurgulamak ister aslında. Keza mizahta, kullanmasını bilen için müthiş bir ironi vardır. Hemen hemen tüm toplumlar, mizahı zaman zaman bir savunma mekanizması, zaman zaman da bir saldırı nesnesi olarak kullanma ihtiyacı hissetmişlerdir. Bu, şüphesiz ki bin yıllardan beri yönetenler ile yönetilenler arasındaki çelişki ve anlaşmazlıktan kaynaklanmıştır.
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Şiddet Hakkı Olur Mu?-2 / Murat Özhan
Bireyine karşı ceberut, baskıcı, zor kullanan devlet anlayışını terk edip insanıyla barışık, her daim insanı ön plana çıkaran, sevecen, demokratik bir yapı işe koşmak gerekiyor. Birey devlet için değil, devlet birey için vardır. Daha doğrusu “var olmalıdır”. Devlet, bireyine kin gütmez, bireyinin güvenliğini sağlamak ve refahını artırmakla yükümlüdür. Bu, “sosyal devlet” anlayışının da gereğidir zaten. Çünkü aslolan insandır. Her şey insan içindir ve tüm çabamız insanı, insanca yaşatmak adına olmalıdır..
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 03 February 2012

Eurovision, Türkiye ve Hadise / Murat Özhan
Şu sıralar Türkiye’nin gündemini hayli meşgul eden Hadise’nin sadece ucundan, birazcık, o da nakarat kısmından Türkçe sosuna bulanmış tamamı İngilizce “Düm Tek Tek/Crazy about you” adlı parçasıyla bu akşam finali düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması’na katılması hususunda bir iki noktaya değinmek gerekiyor. Hani milli gururumuz ya o bakımdan! Artık nasıl millilikse, şarkımız bile İngilizce!
devamını oku…
Bugün 3 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Şiddet Hakkı Olur Mu?-1 / Murat Özhan
Yaşamımızın her alanını işgal eden ve insanlıkla bağdaşmayan bu şiddet olgusu, nasıl engellenebilir acaba? Sevgisizliklerimizin bu denli ayyuka çıktığı bir dönemde şiddet içeriklerinden uzak durmak nasıl mümkün olur? Birbiriyle hiç ama hiç yan yana gelemeyecek sevgi ve şiddetin mücadelesinde, hangisi galebe çalacak?
“Şiddet Hakkı Olur Mu?” başlıklı iki bölüm halinde tasarladığım yazımı, yukarıdaki sorular bağlamında sosyo-politik açılım sunarak aktarmaya çalışacağım..
devamını oku…
Bugün 5 kez okundu. Son okunma tarihi, 03 February 2012
Son Yorumlar