Toplam okunma 875
ana sayfa > makale > “Çocuk Şiirleri” mi, “Şiirde Çocuk” mu? / A.Murat Özhan

“Çocuk Şiirleri” mi, “Şiirde Çocuk” mu? / A.Murat Özhan

Cumartesi, 12 Mar 2011 yorum ekle Go to comments

“Çocuk Şiirleri” mi, “Şiirde Çocuk” mu? / A.Murat Özhan

“Çocuk” diye nitelendirdiğimiz varlıklar, bizim için, herhangi bir “şey”le kıyaslanmayacak derecede önemlidir. Çünkü çocuk, “devamlılığı” sağlayan bir köprü işlevi görür aynı zamanda. Dünya üzerindeki ilkelinden gelişmişine tüm toplumların çocuğu el üstünde tutmalarının altında yatan sebep budur.

Çocuğa dair bir konuda kalem oynatmak ise kor bir ateşe elini sokmak gibidir. Ağzı olan, eli kalem tutan, -e bir de yağlı ballı bir sektörse bu- kâr hırsıyla yanıp tutuşanlar balıklamasına dalıyorlar bu deryaya. Böylesine hayati konular, oldukça planlı, dizgesel, bilinçli bir şekilde, uzmanı tarafından ele alınmalıdır. Zira kaş yapalım derken gözden olmak da seçenekler arasında her zaman var.

“Çocuk edebiyatı” da bu bağlamda kor bir ateştir. “Çocuk edebiyatı” adlandırmasını kullanmak ne kadar doğru bilmiyorum ama bu adlandırmada, konunun uzmanı olan olmayan hemen herkes böyle bir yönelime girmiş bulunuyor.

Şiirde, “Çocuk Şiirleri” kategorisi adıyla ayrı bir bölüm oluşturulmasını doğru bulmuyorum. Belki “Şiirde Çocuk” tanımlaması daha uygun görünüyor.

Keza bu blog içeriğinde de “Çocuk Şiirleri” kategorisi (ve etiketlemesi) şeklinde bir ayrıma özellikle gitmedim. Elimdeki birçok kaynak kitapta ve sanal dünyadaki web sitesinde “Çocuk Şiirleri” adıyla ayrı bölüm bir açılmış.

Ne var ki, böyle bir niteleme ile çocuk seçkisi oluşturmak oldukça zor kanımca. Çünkü çocuk dediğimiz varlıklar da nihayetinde yetişkinler gibi(!) düşünme yetisine sahipler. Kaldı ki bilgi ve yaşam deneyimleri yetişkinlerden az olsa da daha sağlıklı düşünebiliyorlar. Beri yanda, yetişkinler için yazıldığı söylenen birçok şiiri yetişkinlerin bile algılayıp çözümleyemediklerini göz önünde bulunduralım bu noktada.

“Çocuk Şiirleri” sınıflandırmalarında dikkate alınan ölçüt nedir? “Çocuğa göre” mi, “çocuklar için” mi, yoksa “çocuksuluk” mu? Kullanılan dil ve üslubun seviyesini belirlemek de epey güç görünüyor bu bağlamda. Yani işin içinden çıkılması pek mümkün değil.

Bu konuyu ete kemiğe büründürmek için, herkesçe çok bilinen bir şairimizin, Orhan Veli Kanık’ın “Ağaç” ve “Rahat” adlı şiirleri bu açıdan okunduğunda nereye varılır acaba?

Aslında çocuğa dair yazan birçok kişi çevresindeki gözlemleri bir kenara bırakıyorum, kendi çocukluğundaki o altın çağdan ya da tam tersine acılardan yola çıkarak yazar. Huşu içinde yahut ıstıraplarla dolu geçirdiği çocukluğunu özlemle ya da nefretle hatırlar, bunu da kâğıda döker. Başarı, o kişinin içeriği verme ve dili kullanma becerisine bağlıdır.

Kanadalı Monica Hughes, çocuğa dair bir yazısında(1), Wordsworth’ten şu dörtlüğü verir:

Şanlı, şerefli bulutlarını sürerek
Tanrı’dan ki evimizdir, geliyoruz,
Cennet çocukluğumuzdadır.
Demir parmaklıklar büyüyen oğlanı gölgeliyor.

Son söz Monica Hughes’ten: “Çocuklar için yazmak ip üstünde yürümektir.”

- – -
(1) Monica Hughes: “Çocuklar İçin Yazmak İp Üstünde Yürümektir”, Çocuk Edebiyatı Yıllığı 1989, s.213, Gökyüzü Yayınları, Birinci Baskı, Şubat 1989, İstanbul

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 19 May 2012

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları