Akreditasyon
AKREDİTASYON / Murat ÖZHAN
Özellikle 11 Kasım’da, Evrensel’in diplomasi muhabiri Sultan Özer, Hürriyet’ten Hasan Tüfekçi ve Turan Yılmaz, Milliyet’ten Abdullah Karakuş, Star TV’den Fatma Çözen ve Akşam’dan Ali Ekber Ertürk’ün Başbakanlığın faaliyetlerini izlemelerinin engellenmesinden sonra , son zamanlarda hemen hemen tüm kurum,kuruluş ve şahısların ağzında varsa yoksa bir “akreditasyon”dur dolaşıp durmakta.Söz konusu kavramın geçtiği yerlerde,cümlenin gelişinden üç aşağı beş yukarı ne anlama geldiğini kavrayabiliyorsunuz.Kendim küçük çaplı bir araştırma yaptım bu kavramın ne anlama geldiğine dair.
Başbakanlık Basın Merkezi’nin internet sitesinde 26 Kasım 2008 tarihli “Akreditasyon uygulaması yine çarpıtıldı.” başlıklı haberinden:
“Bugünkü Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde bir muhabirin Başbakanlık akreditasyon kartının yenilenmemesi, çarpıtılarak sunulmuştur.
Hürriyet gazetesi, akreditasyon uygulamasının başladığı 2005 yılından beri ilan edilmiş bulunan “Başbakanlığın düzenli izlenmesi” kriterinin yeni getirildiğini iddia etmiştir….”
http://www.bbm.gov.tr/
Öncelikle;
1) Başbakanlığa bağlı “Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü”nün isminde geçen “Enformasyon”un Türkçe karşılığı(bilgi ; haber ) varken bu kurumun adında niçin İngilizce sözcük tercih edilmiştir?
2)Yukarıdaki cümlelerde geçen “akreditasyon” sözcüğünün ne anlama geldiğine baktım.Örnekleriyle TÜRKÇE SÖZLÜK”te yok(1).2000 yılında baskısı yapılmış bu sözlüğün belki de sonraki baskılarına girmiştir,bilemiyorum. Nihayet internetten,(Gerçi haberle doğrudan bir ilgisi yok ama ipucu veriyor az da olsa..)Başbakanlığa bağlı bir Türk Akreditasyon Kurumu’nun varlığını öğrendim.Meğer yasası da 1999’da yürürlüğe giren Kurumun kuruluş amacı yasada bakın nasıl açıklanıyor:
“MADDE 1. — Bu Kanun ile, laboratuvar, belgelendirme ve muayene hizmetlerini yürütecek yurt içi ve yurt dışındaki kuruluşları akredite etmek,( … ) amacıyla, merkezi Ankara’da olmak üzere Başbakanlıkla ilgili, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip, Türk Akreditasyon Kurumu, kısa adı TÜRKAK kurulmuştur.
Tanımlar
MADDE 2. — Bu Kanunda geçen;
Kurum : Türk Akreditasyon Kurumunu,
Akreditasyon : Kurum tarafından; laboratuvarların, muayene ve belgelendirme kuruluşlarının ulusal ve uluslararası kabul görmüş teknik kriterlere göre değerlendirilmesi, yeterliliğinin onaylanması ve düzenli aralıklarla denetlenmesini,” diye devam ediyor.
Öte yandan yukarıdaki Başbakanlık Basın Merkezi’nin internet sitesi haberiyle ilişkilendirdiğimizde daha bir açıklık kazanıyor bu sözcüğün anlamı.Özcesi Başbakanlıkça düzenlenen etkinliği,hangi televizyon kanalının,hangi gazetenin yahut hangi basın mensubunun izleyip izleyemeyeceğine, Başbakanlıkça akreditasyon verilmesi.Yani şey,dilim sürçtü de,Başbakanlıkça onaylanması,izin verilmesi diyecektim…
İlgilenenler,ayrıca 13 Kasım 2008 tarihli Radikal gazetesinin, dünyanın en büyük gazeteci kuruluşları WAN ve ENPA’dan Erdoğan’a gönderilen “Başbakan’a çok sert akreditasyon mektubu” başlıklı haberine de bakabilirler.
(1)Örnekleriyle TÜRKÇE SÖZLÜK I,Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları,2000
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 10 February 2012




Son Yorumlar