Toplam okunma 547
Cumartesi, 21 Şub 2009
Sel Suları, Olumlu Tepkileri Önüne Katıp Götürdü / Murat ÖZHAN
Filozof, “Dil, düşüncenin evidir.” derken belli bir gerçekliğe işaret eder. Düşüncenin dışa vurulmasında dilin yadsınamaz payına dikkat çekilmektedir aslında burada. Dilimiz, varlığımızın yegâne (Belki paradoksal gibi gözükecek ama) kanıtı, iletişimin olmazsa olmazı. Kendimizi, çevremizi kısacası nesnel gerçekliği dil yoluyla anlatırız hep. Meramımızı, istek, düşünce ve duygularımızı her daim dile başvurarak aktarırız. Bu dile getirişte ise, zaman zaman hatalar yapmamız kaçınılmaz hale gelir. Ama dili kullanırken bilinçli davranmak bu hata payını en aza indirebilir.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010
Toplam okunma 565
Pazar, 15 Şub 2009

Nasıldı
Sarışınlığı nasıldı; bilmiyorum artık?
Ama bildiğim şu: kırlar sarışındır.
Sararan yaz zengin başaklarla geldiğinde
Bu sarışınlıkta yeniden onu buluyorum.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 28 July 2010
Toplam okunma 688
Cuma, 06 Şub 2009
Şiddet Üzerine / Murat ÖZHAN
FELSEFE BİR SEVİNÇTİR – Şiddete Karşı Felsefe
Kafamızı ne yana çevirsek, adımımızı ne yana atsak şiddet içerikleri ile yüz yüze gelmemiz an meselesi.
Sokakta, evde, işyerinde, hemen her yerde bir şiddettir almış başını gidiyor. Anasını öldüren evlatlar, bebesine kıyan analar gırla gidiyor. Sokakta yürürken “Dik baktın” gerekçesinden çıkan kavgalar ve sonrasında ölümle biten vakalardan, işlenen siyasi ve siyasi olmayan cinayetlere kadar bir dizi şiddet kültürüyle yatıp kalkıyoruz. Yaşamımızın her alanını işgal eden ve insanlıkla bağdaşmayan bu olgu, nasıl engellenebilir acaba? Sevgisizliklerimizin bu denli ayyuka çıktığı bir dönemde şiddet içeriklerinden uzak durmak nasıl mümkün olur? Birbiriyle hiç ama hiç yan yana gelemeyecek, sittin sene uyuşamayacak sevgi ve şiddetin mücadelesinde, hangisi galebe çalacak?
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Toplam okunma 1.161
Perşembe, 05 Şub 2009

.
Artık Vakit Geldi Gömleği
“Artık vakit geldi! Gömleği
giydirelim, ha, ne dersin?”
Deniz’in ardında bıraktığı geçmiş
Hüseyin’in inancı
Yusuf’un aslanı
“ve bir gün mutlaka…”
Hepsi o!
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010
Toplam okunma 2.012
Çarşamba, 04 Şub 2009
YAŞAM VE ERDEMLİ OLMAK / Murat ÖZHAN
Günümüz dünyasında insanî değerlerden çok ciddi anlamda bir kopuş yaşadığımızı düşünüyorum. Şöyle bir arkaya dönüp baktığımda, karşımda yozlaşma, şiddet, kendini bilmezlik, gemisini kurtaran kaptan mantalitesi, adam sendecilik, diz boyu… Marka kültürüyle yatıp kalkan, bencillikten bir hayli nasibini almış, hakkını aramayı bilmeyen (hoş biz büyükler içinde daha çok ya neyse), kendi kültürüne yabancılaşmış bir kuşak yetişiyor.
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Toplam okunma 1.352
Salı, 03 Şub 2009

Yeniden Doğuş
Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir
seni, kendinde tekrarlayarak
çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek.
devamını oku…
Bugün 5 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Toplam okunma 771
Pazartesi, 02 Şub 2009

-152-
Ey benim divane gönlüm,
Dağlara düştüm yalınız.
Bu cefayı kendi özüm,
Pek mâil gördüm yalınız.
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Toplam okunma 1.213
Pazar, 01 Şub 2009
Anadolu Folkloruna Dair-8 (Maniler-2) / Murat ÖZHAN
Ay doğar aydın aydın
Beni akşam bulaydın
A benim ala gözlüm
Bizim için yol aydın
“Anadolu Folkloruna Dair” adlı yazı dizisine maniler ile devam ediyorum.
Mani sözcüğünün etimolojisi üzerine araştırma yapanların bir kısmı “mani” isminin Türkçe olduğunu ileri sürerlerken, bir bölüğü de bu kavramın Arapça ma’nâ (anlam) sözcüğünden geldiğini belirtmektedirler.
Tek dörtlükten oluşan bir şiir türüdür mani. Konusu genellikle sevgili olmakla beraber sıkıntı ve sevinçler, ilençler, darılmalar da manilerde dile getirilir.
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Son Yorumlar