Can Yücel, Parça Parça-2
Parça Parça-2
Bu küfür küfür değil, bu küflü rüzgâr,
Bu silsilesini siktiğimin koridorlarına
Demirli dosyalar gibi sıralanmış kapılardan
Ayaklarımın dibine kadar sokularak
Ve sezdirmeden üflüye üfüre
Parmaklarımın uçlarını kemiren
Bu kılları ağarmış fare
Ne bilir, ne anlar ki çocuklardan haber vere!
Hem verse de ne umurum!
Ben ki müebbet muhabbete mahkûmum,
Çocuklardan haber değil,
Çocukları güneş kokan enselerinden koklaya koklaya
öpüp ısırmak istiyorum
Can Yücel
Can Yücel, Bir Siyasinin Şiirleri, Doğan Kitap, 17.Baskı, İstanbul, Ağustos 2008
Bugün 6 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012



Gözünü sevdiğimin Canı’ı ne güzel anlatmış değilmi kapalı kalmayı, özlemeyi…
Kendi has uslubu ile…
Şimdi bu şiiri okurken birde zülfü’yü dinlerken aklıma can’ın ayçiçekleleri geldi…
hani güneşe boyunlarını dönüp, büyük bir zerafetle kafalarını kaldıran o güzel sarı dünyalar…
“…Yüce dağlar başındamı..
zemherinin kışında mı..
şu gönlümün bir umudu gülüm gözlerimin yaşında mı…”
yüreğinize sağlık… sevgiler…
güne güzel ve umutla başlamak buna denir işte…
nehiro,
Can Yücel,yeri kolay kolay doldurulamayacak bir şairdi.Şiirleri,esprileri ile yaşarken değeri bilenen ender bir edebiyatçımızdı.
Bugün hayatta olmayan şairlerimize karşı vefa ve gönül borcumuzu onların şiirlerini yayımlamakla ödeyebiliriz.Şüphesiz ki onlar bedenen aramızda olmasalar da eserleri ile aramızdalar.
Bize düşense,her daim onların tatlı bir tebessümle anımsanmalarına vesile olmaktır.
Sevgilerle nehiro…
Evet sevgili beyrek,
Sabah çok acele girip çıkmıştım, yorumum biraz duygusal ve acele olmuştu…
Bizler bugün hayatta olmayan şairlerimize ve de diğer sanatçılarımıza katşı vefa ve gönül borcumuzu onların şiirlerini, eserlerini yayınlamakla ve küçükten büyüğe onları tekrar tekrar anımsatarak okunmalarını, görmelerini sağlamakla ödiyebiliriz… haklısın…
“Mevlana’dan Zivanaya” adlı şiirinde
“Ya mutlu göründüğün gibi o
Ya mutsuz göründüğün gibi öl.” Diyerek ömür bayramına son noktayı koyan şairimiz Can Yücel…
Evet şiirimiz Can’sız kaldı. O öldüğünden beri…
Yaşamı boyunca şair kalan
Şiirsiz olamayan, dostlukları, haksız yere hapislikleri ile en güzel şiirlerini bize bırakan büyük şair…
Ölmek neyi değiştirir?
Dizeleri mi, anıları mı?
Hiçbirini…
Şairler şiirlerinde yaşar.
Gerçek yaşamları bu olduğu için…
“…Bu işte Kerem ile Aslı’nın hikayesi
Bu hikayenin aslı sana dokundukça
Tutuşuyorum
Sana dokundukça tutuşuyorum
Benim bütün yaptığım yavanlıklar,
Seni içimden seviyorum
Aynada bakmıyorum sana
Sen bensin
Gel yürüyelim kekliklere
Aşkım benim şiirim!…”
(…)
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım
Can Yücel
Aziz Nesin bu ülkenin yüzde 60′ı aptaldır demişti, sonra tepkiler üzerine sözünü düzeltti, hayır bu ülkenin yüzde 90′nı aptaldır demişti sanırım.. Ee, makarnaya-kömüre arkasında yazılamaz çeyrek altınlarla oy verenlere az bile bu söz bugüne indirgendiğinde.
Birde Can Yücel’in böyle hikayesi var, Demirel’e pezevenk demiş, mahkemelik olmuş, hakime sayın hakim bey sözümü geri alıyorum demiş, davaya Can Yücel’e destek vermeye giden arkadaşları şaşırmış, “nasıl olurda sözünü geri alıp özür diler” derler.. Hani bu Can Yücel geri adım attığı görülmemiştir hayatta..
Can Yücel hakimden özür dileyerek düzeltme yapar.. Sayın hakim bey ben Demirel’i pezevenk bilirdim, meğer Demirel ülkeyi satmış o yüzden başpezevenktir der:)
Sevgili yeraltındannotlar,
Demirel’le ilgili anlattığın anekdotu ilk defa duydum.Gerçeklik payı var mı bilmiyorum.Çünkü sevgili Can Yücel’le ilişkilendirilerek anlatılan epey bir anekdot var.Bunlardan biri de Duygu Asena’ya atfedilen hikayedir ki,anımsadığım kadarıyla Duygu Asena bir köşe yazısında bunun doğru olmadığını tekzip eden bir yazı yayımlamıştı..
Paylaşım için teşekkür ederken “halkla birlikte halk için” argümanını es geçen hiçbir girişimin başarılı olamayacağını anımsatmak isterim.
Sevgilerle…
Beyrek dediğin gibi bir anekdot doğru olup-olmadığını bende tam bilmiyorum zaten belirtmiştim “hikaye” diye.. Doğru olabilir sonuçta sende kaynak vermişsin, netice de tebessüm ettiren bir anekdot:)
Sanırım halk ektiğini biçiyor artık, yolsuzlukların haddi hesapı yok buda ayrı bir konu..
Katkın için teşekkür ediyorum yeraltındannotlar.
Sevgilerle..
PARÇA PARÇA – 1
Yaşamak istiyorum
Yaşamayı bu soğumuş cehennemde
Ölü bir dost gibi içim titreyerek düşünmek değil sade,
Yaşamayı yaşamak istiyorum.
Can YÜCEL
Can Yücel’i bize bu güzel şiiri ile bir kez daha anımsattığın için teşekkürler beyrek…
Teşekkürler dulsinyam,sizlerin bu değerli katkılarıyla daha bir anlam kazanıyor paylaşımlar.
Sevgilerle..
Çocukları güneş kokan enselerinden koklaya koklaya öpüp
ısırmak istiyorum…
Bu kısmını çok seviyorum.
Yürek sıcaklığı bambaşka birşey.Sağol Beyrek…
O yürek güzelliği senin sevgili saklı defter.
Yoksa bu denli içtenlik açığa çıkar mıydı?
Sevgi her daim ola…
Şiir çok güzel,çok anlamlı.Can YÜCEL çok haklı.Küfretmenin yakıştığını düşündüğüm tek adamdır benim için.
Paylaşım çok güzel yine.
Teşekkürler beyrek..
Sevgilerle…
En uzak mesafe ne Afrika’dır,
Ne Çin, ne Hindistan
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar
Geceleri ışıldayan..
En uzak mesafe
İki kafa arasındaki
Mesafedir
Birbirini anlamayan…
Can YÜCEL
kasımpatı,
Katkın için çok teşekkür ediyorum.
Aslında birçoğumuzun dile getiremediğini açık yüreklilikle söyleyen,hislerimize tercüman olan bir şairdi o sevgili kasımpatı,
hani sen haklı olarak dile getirmişsin ya,küfrün yakıştığını düşündüğüm tek insan diye.Günümüz açısından doğrudur
ama geçmiş zamanlardan bir Neyzen Tevfik’i de anımsamamak olmaz.
Onun şu dörtlüğünü yazmak istiyorum bu noktada:
Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
Kürsî-i liyakat pezevenk, puşt olanındır!
Neyzen Tevfik
Sevgilerle…