Toplam okunma 6.324
ana sayfa > Şiir > Edip Cansever, Bitti O Sevda

Edip Cansever, Bitti O Sevda

Pazar, 21 Eyl 2008 yorum ekle Go to comments
Bitti O Sevda..

Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz bir şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.

Bir koru rüzgarlandı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekik gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.

Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler.
Gündüzler biraz azaldı…

Edip Cansever

Fotoğraf, flickr

Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 10 February 2012

Categories: Şiir Tags: , ,
  1. dulsinyam
    Pazar, 21 Eyl 2008 zamanında 14:28 | #1

    BELKİ BİR GÜN

    Sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede.
    Ama görmüyorsun. Gece olmuş -insan neyi görebilir ki?

    Artık senin gözlerinle görmekten öte bir seçeneğim yok,
    diyor,
    demek ki yalnız değilim, yalnız değilsin. Gerçekten de
    bir şey yok sana gösterdiğim yerde.

    Sadece bir araya gelmiş yıldızlar, yorgun,
    bir kır eğlencesinden kamyonla dönen insanlar gibi,
    hayal kırıklığına uğramış, aç, hiç biri türkü söylemeyen,
    terli avuçlarında ezik yaban çiçekleri.

    Ama ben direteceğim, diyor, görmekte ve sana göstermekte
    çünkü sen görmezsen, sanki ben de görmemiş olacağım-
    hiç değilse senin gözlerinle görmemekte direteceğim-
    ve belki bir gün buluşacağız başka yönlerden gelip.

    Yannis Ritsos
    Çeviri: Cevat Çapan

  2. Kasımpatı
    Pazar, 21 Eyl 2008 zamanında 15:00 | #2

    Sevgili Beyrek Hocam,
    Olağanüstü güzellikte bir şiir bu.
    Kelimenin tam manasıyla ”harika”.
    Biten bir sevda ancak bu kadar güzel anlatılabilir,bu kadar etkileyici olabilir.
    Yetinmezlikler değil midir ayrılıkları başlatan.
    Sanki bir de ”ayrılık” ve ”aşk”sözcükleri eş anlamlıymışcasına özdeşleşmiştir değil mi?
    Aşk kumarda kaybetmek gibidir ve
    ayrılıklar gündüzleri geceye dönüştürür,bir de bu mu vurgulanıyor ne?
    Dediğim gibi;bu ”olağanüstü” şiiri burada paylaşıp varlığından haberdar ettiğin için sana sonsuz teşekkürler ediyorum.
    Sevgi ve saygıyla..

  3. beyrek
    Pazar, 21 Eyl 2008 zamanında 16:16 | #3

    Sevgili dulsinyam,

    Ritsos’un bu güzel şiiri için teşekkür ediyorum.”Sen” ve “ben”in bileşkesini,omurgasını oluşturan “biz”e bakışı,şairce dile getiriş,gerçekten çok hoş.

    Sağlıcakla kalasın..

  4. beyrek
    Pazar, 21 Eyl 2008 zamanında 16:45 | #4

    Sevgili kasımpatı,

    Haklısın,güzel bir şiir.
    Yaşanmışlıklar,insanlara neler yazdırıyor.Hele hele işin içinde acı hissi varsa,bu şairce duyarlılığı had safhaya çıkarıyor.

    Evet,aşk ve ayrılık birbirinin ikizi gibi..Aşkta beklenti hali yoktur,sahiplenme ise hiç olmamalıdır.Beklentinin devreye girdiği noktada aşk da yavaş yavaş tükenmeye başlar.Çünkü beklenti,acı hissini körükler.Acının kol gezdiği yerde ise,mutluluk olmaz.

    Aşkta yaşanmışlıkların,paylaşılanların payı ne kadar büyükse,ayrılık acısının etkisi de o oranda güçlü olabiliyor.Zaten sevgili Edip Cansever,ta iliklerimize işlercesine artık geriye kalan tek güzelliğin yani gündüzlerin bile azaldığını söylemez mi bizlere?

    Ben en iyisi,Cezmi Ersöz’ün,”Aşkta Yarın Yoktur Sevgili”si ile başbaşa bırakayım sizi..

    Sevgi her daim.

    Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

    Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir
    ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur…
    Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
    Hindistan’da Ganj Nehri’nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de… Newyork’ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de…
    Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan…
    Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye…
    Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da… Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya…
    İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır… Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara… Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi…
    İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu…
    Birazdan sabah olacak…
    Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak… Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım…
    Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek…
    Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak…
    Aşkta yarın yoktur sevgili…

  5. saklıdefter
    Pazartesi, 22 Eyl 2008 zamanında 01:07 | #5

    Bitmeseydi bu sevda,inadına uzasaydı gündüzler…
    İlk kez okudum bu şiiri buruk bir tad bırakıyor insanın içinde.İyiki paylaşmışsınız çok teşekkürler.Sevgiyle…

  6. nehiro
    Pazartesi, 22 Eyl 2008 zamanında 10:58 | #6

    Her şeyi unuttuk…
    Seven, sevişen her şeyi yıldızlara inat, ormandaki ağaçlara inat, kuşlara böceklere inat, doğan güneşe, yağmura, fırtınaya inat unuttuk…

    Kıpırdamayıp aynı yerde kaldık.
    Oysa bir zamanlar aşka karşı gelenlere amansız savaş açmıştık
    Şimdi bir köşede eski mevsimlerin bize dönmesini, kanadı kırık kuşların, yarım kalmış aşklardan haber getirmesini bekliyoruz.
    “ Sana sen diyorum, diye bana kızma
    Sen diyorum bütün sevdiklerime
    Ancak bir kez görmüşsem bile
    Sen diyorum bütün sevişenlere…
    der Loıs Borges bir şiirinde…

    Aslında her seçim bir kaybediştir
    Her tercih de bir vazgeçiştir çünkü
    Bu seçim oyununda vazgeçtiğiniz şey, seçtiğinizden daha değerliyse pişmanlık kaçınılmazdır.
    Ve o zaman başlar şiirler yazdırmaya şairlere…

    Hayata bir başka gözle bakmayı öğrendiyseniz, bu seçimde kazandıklarını sananlara yalnızca acıyarak gülümsersiniz.
    Yine Her şeyin sıradanlaştığı bir dünyada bazen kaybetmek en doğru seçimdir.
    …Ve bu dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir.

    yitirmek korkusunu göze almak
    Sevmeye eşit bir davranıştır.
    Bir ev küçülür, büyür öbür evlerle,
    Oysa içinde ilk akla gelen yaşamaktır.
    Yaşanılır diye düşünürken, düşüncelerle
    Ölünür beraber sevgilerle.
    Özdemir Asaf ( Benden sonra mutluluk)

    sevgiler…

  7. beyrek
    Pazartesi, 22 Eyl 2008 zamanında 13:46 | #7

    Sevgili saklıdefter ve sevgili nehiro,

    Katkılarınız ve paylaşımlarınızla güç veriyorsunuz.Teşekkür ediyorum size.

    Sağlıcakla kalasınız…

  8. yeraltındansiirler
    Pazartesi, 22 Eyl 2008 zamanında 16:57 | #8

    YERÇEKİMLİ KARANFİL

    Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
    Oysaki seninle güzel olmak var
    Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
    Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
    Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
    Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
    Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
    O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
    Derken karanfil elden ele.
    Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
    Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
    Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
    Birleşiyoruz sessizce.

    Edip CANSEVER

  9. beyrek
    Pazartesi, 22 Eyl 2008 zamanında 17:14 | #9

    “Oysaki seninle güzel olmak var”
    Bu dize,tüm azameti ve çıplaklığı ile öylesine güzel anlatıyor ki her şeyi..

    “Ben” ve “sen”in birliği,”biz”i oluşturur ki,”biz”siz bu yaşamın tadı da anlamı da olmazdı.

    Çok sağolasın yeraltındannotlar.
    En içten yoldaşça sevgilerimle..

  10. Kasımpatı
    Pazartesi, 22 Eyl 2008 zamanında 22:53 | #10

    Böylesine güzel şiirlerin ve yorumların bulunduğu bir sayfa daha görmedim ben..
    Yazı ile birlikte en son yoruma kadar okunduğunda harika bir bütünlük oluşmuş.Kusursuz bir senfoni gibi..
    İnanılmaz güzellikte ve çok derin anlamlar içeriyor hepsi..
    Yazanların ellerine yüreklerine sağlık ..
    Sevgilerle..

  11. beyrek
    Pazartesi, 22 Eyl 2008 zamanında 23:35 | #11

    Sevgili kasımpatı,

    Güzel ve anlamlı sözlerin için çok teşekkür ediyorum.
    Bu sayfalara,her türlü katkı sunan değerli dostların yürek güzelliği şavkıyor.Tıpkı seninki gibi..

    İş,beyinden yüreğe inebilmekte,yürek işçisi olabilmekte yani.
    Ümit Yaşar Oğuzcan iki dizelik o kısacık şiirine bir dünya dolusu duyguyu sığdırmamış mıdır?:

    En ağır işçi benim;
    Gün yirmi dört saat,seni düşünüyorum.

    İnsani ilişkilerin giderek çölleşmeye yüz tuttuğu böyle bir çağda da güzel yüreklere her daim ihtiyaç var sevgili kasımpatı.

    Her daim yürek işçisi kalasınız.
    Sevgilerimle…

  1. şimdilik geri bağlantı yok

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları