İsmail Uyaroğlu: İnançla, Umutla Örülü O Şey En Çok O Umurumda
İnançla, Umutla Örülü O Şey En Çok O Umurumda*
Umurumda değil derdin bir zamanlar
Acı da, aşk da, çocuklar da
Yıllar sonra şimdi diyorsun ki
Acı değil ama
Çocuklarla aşk umurumda
Çocuklarla aşk
Çünkü bir insanı hayata bağlar
Öyleyse umurunda her şey
Yani karının baş ağrısı
Ve afişlemeye giderken sen
Üstelik elinde elması da varken
Kızının arkandan ağlaması
Eskiden derdin ki
Ansızın ölüversem bir kazada
Umurunda değildi ölüm de hayat da
Gerçi ölüm şimdi de değil ama
Yaşamak korkunç umurumda
Örneğin kahvaltı dahi
Etmezdin eskiden sabahları
Ama şimdi içtiğin çayın demi
Bile ilgilendiriyor seni
Bir kız var evinizin karşısında
Yaşı geçkin biraz, evde kalmış
Her gün, ama her gün pencere kenarında
Oje sürer saatlerce tırnaklarına
O kızın o pencereden sızıp
Sokağa taşan hüznü umurunda
Yeni bir bildiri dağıtılacak değil mi
Kolay, bildiğin bir iş
Ama hayatının en önemli işini yapıyorsun sanki
Ellerinde
Onca deneyden sonra hâlâ
İlk bildiriyi uzatırkenki acemilik ve sevinç
Bu umurunda
Umurunda her şey
Ama sana hayatı yeniden sevdiren
Hayatın küçük, sıradan sevinçlerini
Acılarını sevdiren
İnançla, umutla örülü o şey
İşte en çok
O umurunda
İsmail Uyaroğlu
*Dünden Bugüne Türk Şiiri, Cilt V, Yeni Şiir(1960-2000), Hazırlayanlar: Asım Bezirci – Kemal Özer, Evrensel Basım Yayın, Genişletilmiş İkinci Basım, Ağustos 2002 , İstanbul
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 03 September 2010



“kış bir kardelene yenik düşer
gök, uçan kuşun kanadına”
Biz ise yaşama yenik düşüyor ve umrumuzda olan güzellikleri umursamamaya başlıyoruz…
Ne yazık!
Yalnızlıklarımızın sığ sularında debelenip dururken…
Oradan oraya savrulup duran yaşamlar içre iken…
Umutların köküne neredeyse külliyen kibrit suyu dökülürken…
haklısın
yenilmedik daha…
masallar hatırlatsada doğduğumuz yeri, gerçekler öğretir yaşayacağımız şeyleri…
ve koyarsak torbamıza ne kadar çok seviyi yaşanacak tüm ten rengi ayla dolu geceleri, hak ediriz yaşanacak tüm yaz gecelerini…
İnsanlık tarihi, mücadeleler tarihidir..
Yaşanılası bir dünya adına her mücadele girişimi, küçümsediğimiz bir düşe, bir masala dayanır aslında. Bir masalı(!), düşü olmayanın vay haline! Düşler için “yola düşenler”in burnu mu sürtündü, halk indindeki itibarları mı zedelendi yoksa mücadelelerine duyulan saygı ve sevgi baş tacı mı edildi?
Bir düşle başlanılan mücadelelerde, kaybedişler de olacaktır. Ama aslolan, bu kaybedişlerin girdabında ne kaybettiğin değil, ne kazandığındır.
merhaba;sitenizi ilgiyle takip ediyorum. Kitap kategorisinin de farkındayım.Emeğinize sağlık.Benim sizden bir ricam olcak oda şu;sizlerin yardımınızla geçmişten günümüze bir kitap listesi oluşturmak istiyorum.
İnsan, ihtiyacı doğrultusunda okusa da sonsuz bilgi denizinde bazen çaresiz kalıyor.Öncelikle bu listenin daha erken yaşlara yol göstericilik yapmasını istiyorum.Çünkü gençlerin kendini tanıma yolunda giriştiği arayışlar tarafsız olmayan kesimlerce kullanılıyor.Bu yüzden özgür , sorgulayıcı basitten zora giden bir listeye ihtiyaç var.Yardımlarınızı bekliyorum
Merhaba liberta,
Gençlerin, çocukların tekin olmayan ellere bırakılmaması yönündeki haklı kaygılarına yürekten katılıyorum.
Elimde, ifade ettiğin türden hali hazırda, derli toplu bir kitap listesi yok ne yazık ki. Ama ilerleyen süreçte, salt kendi okuduklarımdan hareketle, hem Türk hem de dünya edebiyatına dair, geçmişten günümüze, basitten karmaşığa ilerleyen tarzda oldukça kapsamlı bir kitap listesi hazırlarım umarım.
Sevgili liberta, iletinde, her ne kadar kitap kategorisinin farkında olduğunu belirtsen de, ben ısrarla ve önemle, şimdilik, başlangıç için şuraya bir göz atmanı rica ediyorum.
Sevgilerle..
Merhabamı alıp iletimi yanıtladığınız için teşekkür ederim göz atmamı istediğiniz sayfa da bu listeyi oluşturmakta faydalı olacak.
Sevgilerle
Umarım yoluna, bir tutam ışık olur o yazı.
Sevgilerle..