Toplam okunma 820
ana sayfa > Şiir > Metin Altıok, Rüzgârın Yırtık Yeri

Metin Altıok, Rüzgârın Yırtık Yeri

Cuma, 03 Nis 2009 yorum ekle Go to comments

RÜZGÂRIN YIRTIK YERİ

Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı,
Sen kimin yetimisin,
Kimi bekliyorsun durduğun yerde?
Sağır bir günün sonunda dilsiz bir gece
Sarıp sarmalıyor seni,
Gökyüzü gıcırtıyla kapanıyor üstüne.
Bak ömrün yarılandı,
Karanlığı kullanmayı öğrenmelisin.
Yazısı akmış ıslak bir sayfa elinde,
Yara bere içinde morarıyor şiirlerin.

Artık tutunacak kimsen kalmadı,
Nasıl biliyorsan öyle düğümle zamanı.
Bütün ölümleri gör,
Birini evlat edin kendine.
Oysa sen, boş bir kabın taş darası.
Yine de denkleştirip gidiyorsun hayatı.
Tuzağa yem, hançere bağ oluyorsun.
Zehire katıyorlar seni, şair ne duruyorsun
Gemilere bin, trenlere atla.
Kimsenin umursamadığı, hiçbir işe yaramayan
Kaldır şu gereksiz tanıklığı ortadan.

Ne kadar tıkasan kulaklarını,
Duymamaya çalışsan
Göğsünde bir titreşimdir konuşmaları.
Görmesen seslerden anlıyorsun.
Kazdıkları çukuru, ördükleri duvarı.
Çakılısın buzdan çivilerle
Boynu bükük bir haçın üstünde.
Yerde buluyorsun kendini her sabah,
Yeniden gerilmek üzere,
Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı
Daha ne bekliyorsun durduğun yerde?

Katmerli yalanı gördün, yalınkat gerçeği,
Bilicinin ürpererek söylediği
Sevgi gereksinimlerini gördün kimilerinin,
Tırnaklarını denemek için.
Yılanın deri değiştirmesini,
Gülüşün kurdunu, sineğini gözün;
Yüreğinde bir ağaç gürültüyle devrilirken,
Aksayarak yürüyen umudun arkasından
Gülün kanayan hüznünü gördün.

İşte tanıksın ölümün pazarlık ettiğine
Toptan ve perakende,
Pantolon ütüsünün keskinliğine,
Bozulup bütünlenmesine paranın,
Mevsimsiz bir çocuğun kekre yüzüne,
Yabancı işçiliğine martının
Deniz olmayan bir uzak ülkede,
Daha binlerce, binlerce şeye.
Yaz bunları ve imzala sana yetecekse.

Bana delik deşik bir yürekle
Pası küfü, çürümeyi söyle.
Yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,
Bana göçüğün kırık kemiklerini,
Sancısını suyun, rüzgârın yırtık yerini
Ve bunlardan payına düşeni söyle.
Ne kadarı kaldı babandan,
Sen ne ekledin üstüne,
Acının sana getirdiği ürem ne?
Şair bana mutluluktan söz etme,
Beyaz baston kullanan bir dille.

İşte tanıksın daha nelere;
Testi gömüyorlar göğsüne eskisin diye,
Keçe gibi kimi zaman, parlatmak için
Bakır kaplara sürüyorlar seni.
Şair hiçbir tansık bekleme,
Dolaş yıkıntılar, çöplükler içinde,
Sen ey gülünç ve deli mesih;
Ölmeyi bilmediğine göre,
Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı
Pelteleşmiş yapışkan haçını
Islık çalarak sokaklarda sürükle.

Metin Altıok

Şiir Atı, Kitap/7, Şiir Atı Yayıncılık, Aralık 1994

Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 09 September 2010

  • Facebook
  • Twitter
  1. dulsinyam
    Cuma, 03 Nis 2009 zamanında 23:09 | #1

    “Bana delik deşik bir yürekle
    Pası küfü, çürümeyi söyle.
    Yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,
    Bana göçüğün kırık kemiklerini,
    Sancısını suyun, rüzgârın yırtık yerini
    Ve bunlardan payına düşeni söyle.
    Ne kadarı kaldı babandan,
    Sen ne ekledin üstüne,
    Acının sana getirdiği ürem ne?
    Şair bana mutluluktan söz etme,
    Beyaz baston kullanan bir dille.”

    Payıma düşen sözcük var mı ki bu dizelerin ardından?…Böylesine güzel dizelerin sahibinin Madımağa kurban edilmesi,neyi değiştirdi ki?  O ,o karanlığa inat aramızda işte ve aramızda olmaya devam edecek…                                                                                                                                     

    Sevgiler…                                                                                                                                                                         

  2. NİHAL UMUTLU
    Cumartesi, 04 Nis 2009 zamanında 09:56 | #2

    “Bak ömrün yarılandı,
    Karanlığı kullanmayı öğrenmelisin.
    Yazısı akmış ıslak bir sayfa elinde,
    Yara bere içinde morarıyor şiirlerin.”

    Sevgili Murat yine çok güzel bir şairi  ve şiiri paylaşmışsın teşekkürler…
    Bana hemen ne yazık ki Sivas’ı hatırlattı… yine geliyoruz Temmuz ayına ve onları kaybettiğimiz günlere…
    Bu değerler bizim değerlerimiz, biz var ediyor ve biz yok ediyoruz…

    “Gördük yaşarken vadesiz ölümü
    Ördüm de ilmek ilmek
    Sırtıma giyemedim
    Ömrümü

    Diyor sanki bilmiş gibi… günlerin neler getireceğini…
    Ulus olarak alnımızda kara bir leke olarak duran yakın tarihimizdeki bu utanç gününü  bu vesileyle hatırladık işte yeniden .. Ve ben orada ölenlerin anısına Azizi Nesin’in bir şiiriyle selam gönderiyorum…

    Dostlarım
    Özlemişiz sizleri
    Ağır yaralar taşıyoruz
    Yüreğimiz yangın yeri
    Kucaklamayın bizi
    Yanan gül tenimizdir
    Işıldayan bilincimiz
    Belki tutuşturduk karanlıkları
    Unutmayın bizi
    Sevinçlerimiz çığlığa boğuldu
    Gülücüklerimiz yandı
    Asılı kaldı boşlukta
    Ağıtlar bitsin artık
    Yas tükensin
    Tutun göz yaşlarınızı
    Yüreğinizde büyüsün isyan
    Örgütleyin öfkenizi

    Sevgi ile…

  3. Cumartesi, 04 Nis 2009 zamanında 09:57 | #3

    Duyarlılığın için teşekkür ediyorum sevgili dulsinyam. “Madımak yangını” bir kara leke olarak tarihimizde yerini aldı ne yazık ki. Ama elbette payımıza düşen sözler var o güzel insanların ardından  söylenecek. Bak sen Metin Altıok için :

    o karanlığa inat aramızda işte ve aramızda olmaya devam edecek…

    demişsin zaten.. Onlar, sanatçı insanlardı ve sanatçılar da eserleriyle sonsuza kadar yaşarlar.

    Sevgilerle..

  4. Cumartesi, 04 Nis 2009 zamanında 10:11 | #4

    Aziz Nesin’in yüreğine sağlık.. Onların anısına gönderelim yürekten selamlarımızı sevgili Nihal. Umalım ki şu temenni de yerini bulsun:

    Ağıtlar bitsin artık
    Yas tükensin

    Katkılarından ötürü teşekkürler Nihal.

    Sağlıcakla ve sevgiyle..

  5. dulsinyam
    Cumartesi, 04 Nis 2009 zamanında 10:12 | #5

    Dün gece yorum yazarken aceleci davranıp sadece Madımak yazmıştım.Sivas’ı eklemeye gelmiştim ama sen imdada yetişmişsin…teşekkürler…

  6. duygu
    Pazar, 05 Nis 2009 zamanında 16:51 | #6

    Bende burada yorum yapan tüm arkadaşlarıma katılıyorum  orada ölen ama bir o kadar da bizim için ölümsüzleşen aydınlarımızı unutmayacagımızı ve tememni olarakta bir daha böyle vahim olayların yaşanmamasını diliyorum.Bir dönem madımak ötelinin müze olabilecegini duymuş ve çok sevinmiştim malesef olmadı

  7. Pazar, 05 Nis 2009 zamanında 17:00 | #7

    Sevgili duygu,

    Temennine yürekten katılıyor ve sevgilerimi sunuyorum sana.

    Sağlıcakla..

  1. şimdilik geri bağlantı yok
olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları