Muhsin Salman, Kaf Dağı’nda Yolculuk
Emekli bir maden emekçisi, şair dostum sevgili Muhsin Salman’ın “Kaf Dağı’nda Yolculuk” kitabının yine aynı adlı uzun şiirinden bir bölüm sunuyorum.. Bu uzun şiir, aynı zamanda toplumsal bir eleştiri niteliğini de içinde barındırıyor. Şair dumura uğramış toplumsal hafızamıza adeta bir kazı gerçekleştiriyor, bizi “durduğumuz” yerde sarsıyor.. Deyim yerindeyse, kolumuzdan çimdikleyerek gelin artık kendinize diyor..
KAF DAĞI’NDA YOLCULUK
(…)
VIII
kapalıdır güneşe
yarasanın gözleri gibi
yerin derinliği
ahret yolculuğunun
ilk durağından
daha derininde yürümelisin
güneşi toprağın üstünde
tazeliğiyle bıraktın
sen maden işçisisin
tanıdın kendini
bak işte
yâri sarmalar gibi
sarıyor ellerin
kara elmasın yüreğine
saplayacak kazmanın sapını
ne delisin
ne serseri
düşündüğün
bir an evvel
kahrolası bu yerden
bugün de kurtulmak
bıraktığın taze güneşi
yine öylece avuçlamak
ve yaptığın çok çalışıp
az yorulmak…
sen maden işçisisin
içerde kömür kaderin gibi kara
ayakların taş
üstünde örtü toprak
toprağın üstünde renkler
yumak yumak
farkında mısın olanların
dünyada dünyadan uzak
dünyayı aramada olan sen
dünya avuçlarında
yüreğin umman
yıktıkça karanlığı
sarıp sarmalayıp
evine taşıyacaksın
aydınlığı
vur!
daha hızlı vur
kara elmas parçalansın
dev gibi kara kaderin
ellerinde ufalansın
bir gün taşıdığın
aydınlığı
yeryüzüne de saçacaksın
ve sonunda
GÜNEŞİNE KAVUŞACAKSIN…
Muhsin SALMAN
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 11 February 2012



Son Yorumlar