Şeyhi, Harname
Öndeyiş / A. Murat Özhan
Harname, ünlü divan edebiyatı şairi Şeyhi tarafından kaleme alınmış bir mesnevidir.
Aynı zamanda bir hekim olan Şeyhi, Sultan Çelebi Mehmet’i tedavi edince, Çelebi Mehmet ona bir köy (Tokuzlu Köyü) hediye etmiştir.
Köye doğru yola koyulan Şeyhi, yolda eşkıyalar tarafından soyulmuş ve dövülmüştür. Bunun üzerine Harname’yi kaleme alır. Eser toplumun kötü yönlerini hicvetmektedir. Fakat bunu mizahi bir üslup ile yapmıştır. Eser 126 beyitten oluşmaktadır. Divan edebiyatında hiciv eserlerinin ilk önemli örneklerindendir.
Tahir Alangu’nun aktardığına göre, eser 12 beyitlik bir tevhit ile başlamakta, sonra 25 beyitlik bir methiye, 26 beyitlik bir parçayla hikâyeye geçiş, 74 beyitlik bir hikâye bölümü, 14 beyitlik bir bitiriş ve dua ile sona ermektedir.
Eser, aruzun “bahr-i hafif” denilen “fâilâtün, mefâilün, feûlün” vezniyle yazılmıştır. Aşağıdaki bu metin, Tahir Alangu tarafından Fatih-Millet Kitaplığı’ndaki bir yazma (No: 238) ile diğer iki yazmanın karşılaştırılması suretiyle hazırlanmış kitaptan, yine onun hazırladığı 100 Ünlü Türk Eseri adlı seçkiye aktarılmıştır.
Harname’den Seçilen Parçalar
Münâsebet-i Hikâyet
Bir eşek var idi zaif u nizâr
Yük elinden katî şikeste vü zâr
Gâh odunda vü gâh suda idi
Dün ü gûn kahr ile kusûda idi
Tudağı sarkmış u düşmüş enek
Yorulur arkasına konsa sinek
Arkasından alınsa palanı
Sanki it artuğıydı kalanı
Bir gün ıssı ider himâyet ana
Yâni kim gösterir inâyet ana
Aldı pâlânını vü saldı ota
Otlayurak biraz yürüdü öte
Gördü otlakta yürür öküzler
Odlu gözleri gerilü göğüsler
Har-ı meskin ider iken seyrân
Kaldı görüp sığırları hayrân
Ne yular derdi, ne gâm-ı palân
Ne yük altında hasta vü nâlân
Acebe kalur ü tekeffür eder
Kendü ahvâlini tasavvur eder
Ki birüz bunlarunla hilkâtte
Elde ayakda şekl ü suretde
Bunların başlarına taç neden
Bizde bu fakr ü ihtiyaç neden
Ol ulu katına bu miskin har
Vardı yüz sürdü dedi ey server
Bu gün otlakda gördüm öküzler
Gerüben yürür idi göğüsler
Her birisi semiz ü kuvvetlü
İçi vü taşı yağlu ve etlu
Yok mudur gökte bizüm ılduzumuz
K’olmadı yer yüzünde boynuzumuz
Böyle verdi cevabı pir eşşek
Key belâ bendine esir eşşek
Dün ü gûn arpa buğday işlerler
Anı otlayup anı dişlerler
Bizüm ulu işümüz odundur
Od uran içümüze o dundur
Döndü yüz derd ile zaif eşek
Zâr ü dilhaste vü nahif eşek
Varayın ben de buğday işleyeyin
Anda yaylayup anda kışlayayın
Gezerek gördü bir göğermiş ekin
Sanki dutardı ol ekin ile kin
Işk ile değdi girdi işlemeğe
Gâh ayaklayu gâh dilemeğe
Arpa gördü göğermiş aç eşek
Buldı can derdine ilâç eşek
Eyle yeydi gök ekini terle
Ki gören der zehi kara tarla
Başladı ırlayub çağırmağa
Anup ağır yükin ağırmağa
Çıkarur har çün enker-ül-esvât
Ekin ıssına arz olur arasât
Ağaç elinde azm-i râh etti
Tarlasını göricek bir âh etti
Daneden gördü yiri pâk olmuş
Gök ekinliği kara hâk olmuş
Yüreği sovumadı söğmeğ ile
Olımadı eşeği döğmeğ ile
Bıçağın çekdi kodu ayruğını
Kesdi kulağını vü kuyruğını
Kaçar eşşek acıyarak cânı
Dökülüp yâşı yirine kânı
Uğrayu geldi pîr eşek nâgâh
Sordu hâlini kıldı derd ile âh
Bâtıl isteyu hakdan ayrıldım
Boynuz umdum kulaktan ayrıldım
- – -
100 Ünlü Türk Eseri, Cilt I, s.123-127, Hazırlayan: Tahir Alangu, Milliyet Yayınları, Birinci Baskı, Ocak 1974, İstanbul
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 22 May 2012


harname şiiri istiyorum ama bulamıyorum
@yasemin,
Yorum yazdığın bu sayfada şiir.. Ne istediğini daha açık yazarsan, imkanlar ölçüsünde yardımcı olmaya çalışırım.
arkadaşlar bu şiirde ne hakkında bahsediliyor…acil söylerseniz

sevinirim öğretmen sordu
çok güzel
Bu şiirde anlatılan, insanın elindeki ile yetinmeyip başka şeyler
istemesidir
Bence çok güzel