Murat ÖZHAN
Yaşamı boyunca demokrasi ve özgürlük düşüncelerinin hayata geçirilmesi için yılmadan, baskıcıların karşısında eğilmeden mücadele eden bir adamdı o.
Şüphesiz ki, bu kendini halka adayış, yanında baskıları, kovuşturmaları, sürgün yıllarını beraberinde getirecekti. Tıpkı Nazım Hikmet gibi. Nazım, isteseydi her türlü mal varlığına, mevki, makam ve rütbeye sahip olabilirdi. Ama bunların hiçbirine tenezzül etmeyerek halkının safında yer aldı o.
Bugün 4 kez okundu. Son okunma tarihi, 08 February 2012
12 Eylül darbesi. Zihinlerimizde derin acılar ve gözyaşları bırakan bir günün simgesi. Öyle ki 12 Eylül’ün toplum üzerinde yarattığı tahribat söze sığmaz.
Erdal Eren gibi darağacında asılanlar, binlerce gözaltı, demokratik kitle örgütlerinin kapatılması, ifade özgürlüğünün yasaklanması… Sonuçta geldiğimiz nokta burası işte.
Kendi hakkını bile aramaktan yoksun, bırakalım “hak hukuk”u, kendinin bile farkında olmadan oradan oraya savrulup giden nice insanlar yetişti, 12 Eylül kültürüyle yatıp kalktı.
Bugün 3 kez okundu. Son okunma tarihi, 08 February 2012
1996’nın Mayıs’ı idi. Üniversite son sınıfta, tamamlamamız gereken bir staj programı vardı. Ankara TED Koleji lise bölümünde derslere girip çıkacaktım.
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 08 February 2012
Son Yorumlar