Sen olmasan da… Yaşam akıp gidiyor. Yaşamın devrimci yönü, insanınkinden fersah fersah önde. Çünkü insanın belli bir süre durarak, akıp gideni anlamaya, özümsemeye ihtiyacı var. Bu açıdan her daim yaşamın gerisinde insan.
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Kişisel varlığımızı koruma kaygısından doğan korkularımız, bizim her alanda hareket kabiliyetimizi kısıtlıyor, kırılgan varlıklar haline gelmemize yol açıyor. “Gülmelerimiz” bile korkunun gölgesinde kalıyor ne yazık ki. “Korku” denen o ucubeyi biz insanların yarattığını bile bile onun esiri oluyoruz. Ne kadar acı verici bir durum. Kendi beynimizde kurguladığımız ve sonra da ortaya çıkardığımız bir kavram korku. Kendi tanımlarımızın, kendi kavramlarımızın tahakkümü altında yaşıyoruz. Her tanımlama girişimi de ister istemez az yahut çok bir kısıtlamayı içinde barındırıyor. Az ya da çok her kısıtlama da insanları doğallıklarından uzaklaştırıyor.
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010
Ölümün Ağırlığı Karşısında Yaşamın Basitliği / Murat Özhan
Günlük yaşamda çok sık karşılaştığımız bir gerçeklik aslında ölüm dediğimiz.. Oysaki ne yapıp edip görmezlikten geliriz, kabullenemeyiz bir türlü ölümü. Çünkü insan bedeninin fiilen son bulması, diğer tüm varlıklar için de yaşam imkânlarının ortadan kalkması demek ölüm.
Ölümün yüzü soğuktur. Bunu ilk kez anneannemin ölümüyle tecrübe etmiştim. Bedenini görmüştüm hastanenin morgunda. Yüzünün feri gitmiş, bir solukluk çökmüştü suretine. İşte o öylece karşımda hiç kıpırdamaksızın duruyordu. Bir an için şöyle düşündüm: Onun ölümüne üzülmüştüm. Bundan kaçış yoktu.
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
YAŞAM VE ERDEMLİ OLMAK / Murat ÖZHAN
Günümüz dünyasında insanî değerlerden çok ciddi anlamda bir kopuş yaşadığımızı düşünüyorum. Şöyle bir arkaya dönüp baktığımda, karşımda yozlaşma, şiddet, kendini bilmezlik, gemisini kurtaran kaptan mantalitesi, adam sendecilik, diz boyu… Marka kültürüyle yatıp kalkan, bencillikten bir hayli nasibini almış, hakkını aramayı bilmeyen (hoş biz büyükler içinde daha çok ya neyse), kendi kültürüne yabancılaşmış bir kuşak yetişiyor.
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

Uslanmaz Bir Yürek İşçisi: Nâzım Hikmet / Murat ÖZHAN
Politik görüşlerinden ötürü,hakkında onca kovuşturma yürütülen,soruşturma açılan; uzun yıllar mahpusluk yüzünden doğru düzgün gün yüzü görmeyen(Fiili olarak kesintisizce 15 yılı aşkın hapis yatmıştır.) ama yine de inançlarından ve mücadele azminden vazgeçmeyen bir Türk şairidir o.Bu kadar hapis cezasına çarptırılmasına(28 yıl 4 ay) rağmen yine de sevdiğine,geleceğe ve insana dair umutları her daim taptazedir onun.Aşağıdaki şiirinde,şiddetin,savaşın yol açtığı tahribatı o kadar sade bir şekilde betimler ki insanın kanını donduracak cinstendir neredeyse.Şiirsel bağlam içerisinde karşıtların birliğini –diyalektiği- kusursuzca vermek ama sanat değerinden hiçbir şey yitirmemek bu olmalı:
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Murat ÖZHAN
Yurdumun güzel insanları bu hain faklardan, bu insanlık dışı eylemlerden fazlasıyla nasibini aldı. Bedelini ise canlarıyla ödediler. Ocak ayının içimizi titreten soğuğuna, yine bu ay içinde bedeni toprağa karışanların da eklenmesi yüreğimize işleyen acıyı katmerleştiriyor. Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Cemal Süreya, Necati Cumalı hiç unutulabilir mi? Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy gibi katledilerek bedeni ortadan kaldırılan biri daha var: Onat Kutlar..
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 27 July 2010
Murat ÖZHAN
Doyulmaz dünyada; insanın çilesi ölüm.
Ne çare, geldi türküler yakılası ölüm
Ah! Böyle mi kahredilir? Yıkılası ölüm
(Enver Gökçe)
Zamanın sonsuz döngüsünde her dem, yaşama yeni adım atanların yanında, vakti dolanlar da bir yandan ayrılırlar yaşamdan. Kimi vakitli, kimi vakitsiz bırakır gider arkada kalanları. Her ne kadar bu vakitli-vakitsiz ayrımı kişiden kişiye değişse de sanırım değişmeyen, şairin dediği türden gerçekliği imler yakıcı bir şekilde: “Her ölüm, erken ölümdür.”
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 29 July 2010
Murat ÖZHAN
ÖZGÜRLÜK-3
Bilgisini artıran, acılarını artırır.
Hint atasözü
Kapitalist sistem içre arzı endam eden tüm uygulamalar, bize rağmen bizim inisiyatifimiz dışında gerçekleşiyor ne yazık ki. Sistem içre tercihler, kendimizin özgürce tercihleri değil. Bize “arz edilenlerle” yetinmek zorunda bırakılıyoruz. Her şeyin alınıp satıldığı bir dünyanın tercihleri bunlar. Öyle ki, tek geçer akçenin kar hırsı olduğu bir dünyanın içinden geçiyoruz şu anda.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010
Son Yorumlar