
Murat ÖZHAN
ANLAMAK VE İLETİŞİMİN DİLİ
Yaşamadan öğretilen(alınan) yahut öğrenilen bir şeyin ne olursa olsun tek taraflı ve dayatmacı olduğu gerçeğini göz ardı mı edelim? Bir bakıma “Anlatmak” kavramıyla yukarıdaki cümle arasında paralellik kurulabilir. Her nedense birden böyle bir çağrışım yarattı bende. ‘Anlatmak’ta tek yönlü bir akış vardır. Salt “ben”e hitap eder. Karşıdakini yok sayar. Egemen yapının dili böyledir. Duygudan, sıcaklıktan yoksundur bu dil. Bu noktada günümüzde var olan televizyonlara göndermede bulunabiliriz. Çünkü televizyonlar, egemen yapının en önemli yardımcı araç gereçleridir. Bunlar, deyim yerindeyse, burnumuza tutulmuş bir çeşit kloroformdur ve bunlarda iletişimin esamisi okunmaz. Çünkü akış tek yönlüdür.
devamını oku…
Bugün 3 kez okundu. Son okunma tarihi, 10 February 2012
Murat Özhan
24 Kasım’ın Düşündürdükleri
Bugün 24 Kasım. Adına, “öğretmenler günü” diyorlar. Türkiye’deki altı yüz bine yakın öğretmen arasında bu günün kendileri için ne anlam ifade ettiğine dair bir anket yapılsa acaba ne cevap verirlerdi doğrusu merak ediyorum. Bu tür günler, onların sorunlarının da bilinç düzeyine çıkarılması için iyi bir fırsat sunar bizlere aslında.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 09 February 2012
Söylenmek istenenler eğer “yürekten” süzülüp geliyorsa bir kat daha anlamlı oluyor, evrenimizde yaşam alanı buluyor. Çünkü onlar yaşamdan alınmışlardır. O imbikten geçenler söze dönüşüp tekrar yaşama kavuşuyor. Bilgi ve söz paylaşım olanağı bulduğu zaman, sınanmış oluyor. Yoksa düşüncede ürettiklerimiz, yine kendi beynimizde kalıp da yaşama alanı bulamazsa, paylaşım değeri olmazsa üretim de gerçekleşmiyor. Yaşam değeri olmayanın anlamsızlığı da gün gibi ortada ne yazık ki.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 09 February 2012
Murat ÖZHAN
SEVGİ VE ÖLÜM
Sevdiklerimiz vardır,aramızdan ayrıldıklarında büyük bir boşluğa düşer,canımızdan bir parçanın kopup gittiğini derinden hissederiz.Damarlarımızda dolaşan,eski coşkusunu,tazeliğini,sıcaklığını yitiriverir ansızın.Ne etsek ne yapsak hep bir yanımız eksik kalır.Bu eksiklik ise,her daim acı hissi verir.Biz yaşadıkça tazelenen acılar,yüreğimizi dağlar,onların bir daha geri gelmeyeceğini bildiğimiz halde…Sanıyorum şunu da göz ardı etmemek gerek yaşadığımız müddetçe.O insanlar ki yapıp ettikleriyle,yaşadıklarıyla(Kuşkusuz ki her şeye rağmen, yaşanan tek tük olumsuzluklar,çoğunluktaki olumlulukların üzerini örtmemeli..)bize,geride kalanlara örnek olmuşlardır.Onların sözleri ve eylemleri,alacakaranlıkta kalanların yoluna bir ışık huzmesi halinde düşer.Onlardan,deneyimlerinden öğreneceğimiz çok şeyler var.. Ne biliyorsak onlara,tüm insanlığa borçluyuz.
devamını oku…
Bugün 3 kez okundu. Son okunma tarihi, 10 February 2012
Murat ÖZHAN
Yazı, bir yorumun sınırlarını aştığından anasayfaya taşıma ihtiyacı hissettim. Sevgili Nihal, katkın için teşekkür ederken aşağıdaki paragraflarınla ilgili bir iki noktaya değinmek istiyorum.
“Fakat özgürlük anlayışımızın olduğumuz yere ve aldığımız kültüre göre biçimlenmesi bana göre değiştirilebilinir…(1)
En azından kendi özgür irademizi kullanabildiğimiz andan itibaren alacağımız farklı kültür eğitimleri ile birlikte özgürlük adına bir çok şeyi etrafımızda olmasada kendimizde değiştirebiliriz ki”(2) {Parantezdeki numaralar,Murat Özhan}
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 09 February 2012
Murat ÖZHAN
YOL VE YOLCU METAFORU
Edebiyatta, bir istatistik yapılsa belki de en çok işlenen konuların başında gelir yol, yolcu, han, hancı…
Gerek dünya edebiyatında gerekse kendi edebiyatımızda yol ve yolcu metaforuna yaslanma ihtiyacı hissetmiş yazar ve şairler. Neler getirmiyor ki akla yol ve yolcu? Aşık Veysel, “İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece” derken, dünyayı, birisiyle merhaba dediğimiz, ötekiyle de elveda dediğimiz iki kapılı bir hana benzeterek menzile varmak için her daim yürüdüğünü söylemez mi bizlere?
devamını oku…
Bugün 4 kez okundu. Son okunma tarihi, 10 February 2012
Murat ÖZHAN
ÖZGÜRLÜK-2
Aslolan yaşamaktır. Her ne olursa olsun her daim yaşatmaktır insanı, öldürmek değil. Ölüm pratiğinden hareketle yaşamı kurmak yahut özgürlüğü savunmak aklın havsalanın alacağı bir tahlil değil. Rosa Luxemburg’un özgürlüğe dair sevdiğim bir sözü var:
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 10 February 2012
Özgürlük-1 / Murat ÖZHAN
Yazıma başlamadan önce, PKK’nin saldırısını kınıyor ve ölen askerlerimizin ailelerine taziyelerimi bildirmek istiyorum.
Ne olursa olsun, kimden gelirse gelsin şiddet ve ölüm üzerinden şekillenen bir girişim ters teper. Tepki ve şiddet, yine tepki ve şiddeti doğurur.
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 09 February 2012
Son Yorumlar