Murat Özhan
Ah o çekip gidenler bu dünyadan! Hele hele daha yaşanacak o kadar güzel şey varken… Zalım ölüm, gaddar ölüm, reva mıydı o yaşamının baharında olanları çekip aldın elimizden.. Bilirim seninle aşık atılmaz. Yine bilirim ki aramızdan her aldığına karşılık, yüreğimizden de bir parça kopar gider ve bir yanımız hep eksik kalır öylece, bir yanımız hep acır içten içe..
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
12 Eylül darbesi. Zihinlerimizde derin acılar ve gözyaşları bırakan bir günün simgesi. Öyle ki 12 Eylül’ün toplum üzerinde yarattığı tahribat söze sığmaz. Erdal Eren gibi darağacında asılanlar, binlerce gözaltı, demokratik kitle örgütlerinin kapatılması, ifade özgürlüğünün yasaklanması… Sonuçta geldiğimiz nokta burası işte.
Kendi hakkını bile aramaktan yoksun, bırakalım “hak hukuk”u, kendinin bile farkında olmadan oradan oraya savrulup giden nice insanlar yetişti, 12 Eylül kültürüyle yatıp kalktı. Ben 12 Eylül’ün yarattığı tahribatı anlatmaktan ziyade, yaşamının baharında, 17 yaşında idam edilen sevgili Erdal Eren’e dair Savaş Ay’ın bir yazısını yayımlamak istiyorum.
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 29 July 2010
Son Yorumlar