Şiddet Hakkı Olur Mu?-2 / Murat Özhan
Bireyine karşı ceberut, baskıcı, zor kullanan devlet anlayışını terk edip insanıyla barışık, her daim insanı ön plana çıkaran, sevecen, demokratik bir yapı işe koşmak gerekiyor. Birey devlet için değil, devlet birey için vardır. Daha doğrusu “var olmalıdır”. Devlet, bireyine kin gütmez, bireyinin güvenliğini sağlamak ve refahını artırmakla yükümlüdür. Bu, “sosyal devlet” anlayışının da gereğidir zaten. Çünkü aslolan insandır. Her şey insan içindir ve tüm çabamız insanı, insanca yaşatmak adına olmalıdır..
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 07 February 2012
Şiddet Hakkı Olur Mu?-1 / Murat Özhan
Yaşamımızın her alanını işgal eden ve insanlıkla bağdaşmayan bu şiddet olgusu, nasıl engellenebilir acaba? Sevgisizliklerimizin bu denli ayyuka çıktığı bir dönemde şiddet içeriklerinden uzak durmak nasıl mümkün olur? Birbiriyle hiç ama hiç yan yana gelemeyecek sevgi ve şiddetin mücadelesinde, hangisi galebe çalacak?
“Şiddet Hakkı Olur Mu?” başlıklı iki bölüm halinde tasarladığım yazımı, yukarıdaki sorular bağlamında sosyo-politik açılım sunarak aktarmaya çalışacağım..
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 08 February 2012
Şiddet Üzerine / Murat ÖZHAN
FELSEFE BİR SEVİNÇTİR – Şiddete Karşı Felsefe
Kafamızı ne yana çevirsek, adımımızı ne yana atsak şiddet içerikleri ile yüz yüze gelmemiz an meselesi.
Sokakta, evde, işyerinde, hemen her yerde bir şiddettir almış başını gidiyor. Anasını öldüren evlatlar, bebesine kıyan analar gırla gidiyor. Sokakta yürürken “Dik baktın” gerekçesinden çıkan kavgalar ve sonrasında ölümle biten vakalardan, işlenen siyasi ve siyasi olmayan cinayetlere kadar bir dizi şiddet kültürüyle yatıp kalkıyoruz. Yaşamımızın her alanını işgal eden ve insanlıkla bağdaşmayan bu olgu, nasıl engellenebilir acaba? Sevgisizliklerimizin bu denli ayyuka çıktığı bir dönemde şiddet içeriklerinden uzak durmak nasıl mümkün olur? Birbiriyle hiç ama hiç yan yana gelemeyecek, sittin sene uyuşamayacak sevgi ve şiddetin mücadelesinde, hangisi galebe çalacak?
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 09 February 2012
Ölümün kavram olarak bile soğukluğu tartışılmaz gelir her nedense bize. Oysaki her birimizin eninde sonunda o gerçeklikle yüz yüze geleceği de su götürmez bir çıplaklıktadır. Yaşamın bu hayhuyu içinde, ne acıdır ki kendi var oluş nedenimizi başkalarının yok oluşuna bağlamışız hep. Tarihin ne garip bir cilvesidir zihinlerimize bu mantalite pompalanmış her daim egemen güçlerce.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 05 February 2012
Son Yorumlar