Anadolu Folkloruna Dair-16 (Türküler)
Macar bilim adamı Ignácz Kúnos’un Anadolu’yu adım adım gezerken derlediği folklor hazinemizden birkaç türküye ver veriyorum.
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 05 February 2012
Macar bilim adamı Ignácz Kúnos’un Anadolu’yu adım adım gezerken derlediği folklor hazinemizden birkaç türküye ver veriyorum.
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 05 February 2012
Yaşamı ile ilgili elde pek bilgi olmamasına rağmen şiirlerinden 16.yüzyılın ikinci yarısında, Tuna boylarında yaşamış bir Yeniçeri olduğu tahmin edilmektedir.
Aşk, doğa, gurbet konularında eserler vermiş olan Öksüz Dede (Öksüz Âşık), kendisinden sonra 17.yüzyılda yaşayan adaşı ile karıştırılmamalı.
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Zamanede Bir Hal Gelmesin Başa
Zamanede bir hal gelmesin başa
Ahdi bütün bir sadık yâr kalmamış
Kalleş yâr olana dost demem hâşâ
N’olacak muhannet meydan görmemiş.
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Anadolu Folkloruna Dair-10(Gaziantep türküsü) / Murat Özhan
Gaziantep yöresine ait bir uzun hava ile Anadolu folkloru dizisine devam ederken, web ortamında ilk kez yayımlanan “Köroğlu” adlı bu eseri notasıyla veriyor, ilgilenenlerin tasarrufuna sunuyorum.
Gaziantep, folklor açısından oldukça zengin bir rezerve sahip. Bilhassa halk edebiyatı ve halk müziği konusundaki ürünleriyle ön planda gelmektedir bu yöremiz.
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Yazı dizisine Toroslardan bir bozlak ile devam ediyorum.
Değerli folklor araştırmacısı Ali Rıza Yalman(Yalgın), Adana Müzesi Müdürü iken, 1940 yılına kadar Yörük obalarının yaşayışını, büyük bir özveri ile araştırarak “Cenupta Türkmen Oymakları” adlı çok değerli bir gerecin sunulduğu 5 ciltlik kitap serisinde toplamıştır. Yayımlayacağım bozlak, “Cenupta Türkmen Oymakları I”, Kısım II, Bulgar Dağında Türküler(Bulgar Dağı, Boğa Dağları’nın –ki Toroslar, Boğa Dağları olarak da bilinmektedir, üç bölümünden birincisidir),üst başlığı altında verilmektedir.
Bozlak*, Ali Rıza Yalman(Yalgın) tarafından, Bahşiş aşiretine mensup Molla Muhammet Efendi’den derlenmiştir.
Çıktım yücesine ben de, gezerken,
Yitirdim çığırı, yoldan ayrıldım.
Oturdum da, dertli dertli ağladım;
Alnı mor perçemli yârdan ayrıldım
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Harput- Elazığ yöresine ait olan ve sanıyorum web ortamında ilk kez yayımlanan Segah makamındaki “Kerem-Aslı” adlı bu türküyü, Salih Turhan, kaynak kişi Adnan Çilesiz’ den derleyip notaya almıştır.
KEREM – ASLI
KEREM:
Kerem der ki Aslıhan’ım
Başımdan tüter dumanım
İflah etmez alır canım
Balam kaşların gözlerin
Seni sinemde özlerim
Altı aydır yol gözlerim
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 06 February 2012
Bugün 3 kez okundu. Son okunma tarihi, 05 February 2012
Murat ÖZHAN
İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana, ister istemez ölüm düşüncesiyle haşır neşir olmuş, paradoks bir biçimde bu hem metafizik hem de bir o kadar somut olgu karşısında zihnini epeyce meşgul etmiş, bu vesileyle de ölüme çeşitli anlamlar yüklemiş. Genelde tüm canlı varlıkların, özelde ise insan bedeninin fiilen yok oluşunun adlandırılışına ölüm demişiz. Yaşama evrenimizi bu kadar kuşatan ölüm, bizleri oldukça sarsmış.
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 05 February 2012
Son Yorumlar