Yaşamı ile ilgili elde pek bilgi olmamasına rağmen şiirlerinden 16.yüzyılın ikinci yarısında, Tuna boylarında yaşamış bir Yeniçeri olduğu tahmin edilmektedir.
Aşk, doğa, gurbet konularında eserler vermiş olan Öksüz Dede (Öksüz Âşık), kendisinden sonra 17.yüzyılda yaşayan adaşı ile karıştırılmamalı.
devamını oku…
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010
Zamanede Bir Hal Gelmesin Başa
Zamanede bir hal gelmesin başa
Ahdi bütün bir sadık yâr kalmamış
Kalleş yâr olana dost demem hâşâ
N’olacak muhannet meydan görmemiş.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010
Anadolu Folkloruna Dair-10(Gaziantep türküsü) / Murat Özhan
Gaziantep yöresine ait bir uzun hava ile Anadolu folkloru dizisine devam ederken, web ortamında ilk kez yayımlanan “Köroğlu” adlı bu eseri notasıyla veriyor, ilgilenenlerin tasarrufuna sunuyorum.
Gaziantep, folklor açısından oldukça zengin bir rezerve sahip. Bilhassa halk edebiyatı ve halk müziği konusundaki ürünleriyle ön planda gelmektedir bu yöremiz.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 29 July 2010

Yazı dizisine Toroslardan bir bozlak ile devam ediyorum.
Değerli folklor araştırmacısı Ali Rıza Yalman(Yalgın), Adana Müzesi Müdürü iken, 1940 yılına kadar Yörük obalarının yaşayışını, büyük bir özveri ile araştırarak “Cenupta Türkmen Oymakları” adlı çok değerli bir gerecin sunulduğu 5 ciltlik kitap serisinde toplamıştır. Yayımlayacağım bozlak, “Cenupta Türkmen Oymakları I”, Kısım II, Bulgar Dağında Türküler(Bulgar Dağı, Boğa Dağları’nın –ki Toroslar, Boğa Dağları olarak da bilinmektedir, üç bölümünden birincisidir),üst başlığı altında verilmektedir.
Bozlak*, Ali Rıza Yalman(Yalgın) tarafından, Bahşiş aşiretine mensup Molla Muhammet Efendi’den derlenmiştir.
Çıktım yücesine ben de, gezerken,
Yitirdim çığırı, yoldan ayrıldım.
Oturdum da, dertli dertli ağladım;
Alnı mor perçemli yârdan ayrıldım
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Harput- Elazığ yöresine ait olan ve sanıyorum web ortamında ilk kez yayımlanan Segah makamındaki “Kerem-Aslı” adlı bu türküyü, Salih Turhan, kaynak kişi Adnan Çilesiz’ den derleyip notaya almıştır.
KEREM – ASLI
KEREM:
Kerem der ki Aslıhan’ım
Başımdan tüter dumanım
İflah etmez alır canım
Balam kaşların gözlerin
Seni sinemde özlerim
Altı aydır yol gözlerim
devamını oku…
Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 27 July 2010
Sevdalarımızın, ölümlerimizin, ayrılık ve özlemlerimizin dile getirilişinde, türkülerimizin yadsınamaz bir payı vardır. Yüreği insanca ve sevdaca çarpanların dile getirdiği anıtsal yaratımlardır türküler. Onlarda riya, yalan dolan, ihanet yoktur. En saf haliyle duygular, söze dönüşür türkülerde.. Tıpkı türküde geçen şu sözler gibi:
Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010
Murat ÖZHAN
İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana, ister istemez ölüm düşüncesiyle haşır neşir olmuş, paradoks bir biçimde bu hem metafizik hem de bir o kadar somut olgu karşısında zihnini epeyce meşgul etmiş, bu vesileyle de ölüme çeşitli anlamlar yüklemiş. Genelde tüm canlı varlıkların, özelde ise insan bedeninin fiilen yok oluşunun adlandırılışına ölüm demişiz. Yaşama evrenimizi bu kadar kuşatan ölüm, bizleri oldukça sarsmış.
devamını oku…
Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 27 July 2010
Son Yorumlar