arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘yaşam’

Sen Olmasan da / Murat Özhan

Cumartesi, 27 Mar 2010 1 yorum

Sen olmasan da… Yaşam akıp gidiyor. Yaşamın devrimci yönü, insanınkinden fersah fersah önde. Çünkü insanın belli bir süre durarak, akıp gideni anlamaya, özümsemeye ihtiyacı var. Bu açıdan her daim yaşamın gerisinde insan.

devamını oku…

Bugün 2 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

Categories: deneme Tags: , ,

Korkunun Gölgesinde / Murat Özhan

Cumartesi, 05 Ara 2009 yorum yok

Kişisel varlığımızı koruma kaygısından doğan korkularımız, bizim her alanda hareket kabiliyetimizi kısıtlıyor, kırılgan varlıklar haline gelmemize yol açıyor. “Gülmelerimiz” bile korkunun gölgesinde kalıyor ne yazık ki. “Korku” denen o ucubeyi biz insanların yarattığını bile bile onun esiri oluyoruz. Ne kadar acı verici bir durum. Kendi beynimizde kurguladığımız ve sonra da ortaya çıkardığımız bir kavram korku. Kendi tanımlarımızın, kendi kavramlarımızın tahakkümü altında yaşıyoruz. Her tanımlama girişimi de ister istemez az yahut çok bir kısıtlamayı içinde barındırıyor. Az ya da çok her kısıtlama da insanları doğallıklarından uzaklaştırıyor.

devamını oku…

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010

Categories: deneme Tags: , , , ,

Geçmiş, Şimdi ve Gelecek / Murat Özhan

Cuma, 28 Ağu 2009 1 yorum

El değmemiş, dipdiri, güzelim bugün,
Sarhoş bir kanatla yırtar mı bizim bu
Kar altında unutulmuş katı gölün
Donakalmış uçuşlar dolu buzunu?

(Stéphane MALLARMÉ)

devamını oku…

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

Categories: deneme Tags: , , , , ,

Ölümün Ağırlığı Karşısında Yaşamın Basitliği

Cumartesi, 18 Nis 2009 10 yorum

Ölümün Ağırlığı Karşısında Yaşamın Basitliği / Murat Özhan

Günlük yaşamda çok sık karşılaştığımız bir gerçeklik aslında ölüm dediğimiz.. Oysaki ne yapıp edip görmezlikten geliriz, kabullenemeyiz bir türlü ölümü. Çünkü insan bedeninin fiilen son bulması, diğer tüm varlıklar için de yaşam imkânlarının ortadan kalkması demek ölüm.

Ölümün yüzü soğuktur. Bunu ilk kez anneannemin ölümüyle tecrübe etmiştim. Bedenini görmüştüm hastanenin morgunda. Yüzünün feri gitmiş, bir solukluk çökmüştü suretine. İşte o öylece karşımda hiç kıpırdamaksızın duruyordu. Bir an için şöyle düşündüm: Onun ölümüne üzülmüştüm. Bundan kaçış yoktu.

devamını oku…

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

Categories: deneme Tags: , , ,

Yaşam ve Erdemli Olmak / Murat Özhan

Çarşamba, 04 Şub 2009 4 yorum

YAŞAM VE ERDEMLİ OLMAK / Murat ÖZHAN

Günümüz dünyasında insanî değerlerden çok ciddi anlamda bir kopuş yaşadığımızı düşünüyorum. Şöyle bir arkaya dönüp baktığımda, karşımda yozlaşma, şiddet, kendini bilmezlik, gemisini kurtaran kaptan mantalitesi, adam sendecilik, diz boyu… Marka kültürüyle yatıp kalkan, bencillikten bir hayli nasibini almış, hakkını aramayı bilmeyen (hoş biz büyükler içinde daha çok ya neyse), kendi kültürüne yabancılaşmış bir kuşak yetişiyor.

devamını oku…

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

Categories: deneme Tags: , ,

Özgürlük-3

Pazar, 28 Ara 2008 4 yorum

Murat ÖZHAN

ÖZGÜRLÜK-3

Bilgisini artıran, acılarını artırır.
Hint atasözü

Kapitalist sistem içre arzı endam eden tüm uygulamalar, bize rağmen bizim inisiyatifimiz dışında gerçekleşiyor ne yazık ki. Sistem içre tercihler, kendimizin özgürce tercihleri değil. Bize “arz edilenlerle” yetinmek zorunda bırakılıyoruz. Her şeyin alınıp satıldığı bir dünyanın tercihleri bunlar. Öyle ki, tek geçer akçenin kar hırsı olduğu bir dünyanın içinden geçiyoruz şu anda.

devamını oku…

Bugün 0 kez okundu. Son okunma tarihi, 31 July 2010

Categories: deneme Tags: , , ,

Anlamak ve İletişimin Dili

Cumartesi, 06 Ara 2008 4 yorum

Murat ÖZHAN

ANLAMAK VE İLETİŞİMİN DİLİ

Yaşamadan öğretilen(alınan) yahut öğrenilen bir şeyin ne olursa olsun tek taraflı ve dayatmacı olduğu gerçeğini göz ardı mı edelim?Bir bakıma “Anlatmak” kavramıyla yukarıdaki cümle arasında paralellik kurulabilir.Her nedense birden böyle bir çağrışım yarattı bende.‘Anlatmak’ta tek yönlü bir akış vardır.Salt “ben”e hitap eder.Karşıdakini yok sayar.Egemen yapının dili böyledir.Duygudan,sıcaklıktan yoksundur bu dil.Bu noktada günümüzde var olan televizyonlara göndermede bulunabiliriz.Çünkü televizyonlar,egemen yapının en önemli yardımcı araç gereçleridir.Bunlar,deyim yerindeyse,burnumuza tutulmuş bir çeşit kloroformdur ve bunlarda iletişimin esamisi okunmaz.Çünkü akış tek yönlüdür.

devamını oku…

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 30 July 2010

Categories: deneme Tags: , ,

24 Kasım’ın Düşündürdükleri

Pazartesi, 24 Kas 2008 4 yorum

Murat Özhan

24 Kasım’ın Düşündürdükleri

Bugün 24 Kasım.Adına,“öğretmenler günü” diyorlar.Türkiye’deki altı yüz bine yakın öğretmen arasında bu günün kendileri için ne anlam ifade ettiğine dair bir anket yapılsa acaba ne cevap verirlerdi doğrusu merak ediyorum.Bu tür günler,onların sorunlarının da bilinç düzeyine çıkarılması için iyi bir fırsat sunar bizlere aslında.

devamını oku…

Bugün 1 kez okundu. Son okunma tarihi, 28 July 2010

olhayat, tasdix kullanır Creative Commons License Kullanım Kuralları